40 Yılın Hatırı “Fincanın Dili”

897

“Bunu yapan adam ölmüş, artık bu fincanlardan bulunmuyor” dedi dikkatlice tepsiye dizerken fincanları. Dün alınmış gibiydi renkleri, oysa kırk yıl olmuş alınalı. Anlıyorum ki ben bu evde sandığımdan çok daha kıymetli bir misafirim.

Kabarık, yaldızlı motifler, parlak renkler, incecik bir porselen… Öyle ki; karşındakinin fincanının içindeki kahveyi görebiliyorsun.

Aralık ayıydı; yeni yıl hazırlıkları, geçmiş yılın muhasebesi, gelecek yıla dair planlar derken bir gün daha geçiyor. Kahve içtiğim fincan benden yaşlı, onun yaşına gelmeden ölen nice insan geliyor aklıma. Planlarımızın ne kadarını gerçekleştireceğiz bu yıl acaba? Bak Mart geldi bile.

O gün eve dönerken aklımdan değişik düşünceler geçiyordu. Kahvenin tadını etkileyen tek şey çekirdeği, harmanı, demlenme yöntemi falan değil; içtiğin fincan, o an aklından geçen düşünceler ve yanındaki insanlar da aldığın lezzeti etkiliyor.

O günkü kahve; sanki kırk yıldır kavruluyordu, yıllardır demleniyordu ve hatırı bir ömür sürecek.

Kristin Reçber

Etiketler

İlginizi çekebilir...