“Ayla” Oscar için 2 milyon dolar arıyor

6057

26 kez aday olup hiç ilk 5’e kalamadığımız Oscar Ödülleri’nde Türk sineması şansını bu kez ‘Ayla’ ile deneyecek.


Mustafa Uslu, tanıtım ve lobi çalışmaları için 2 milyon dolara gereksinim duyduğunu belirtirken konusundan dolayı Akademi üyelerinin lobisel düşüncelerle yaklaşımda bulunamayacağını söyledi.

Ayla filminin yapımcısı Mustafa Uslu, HT Magazin’den Mehmet Çalışkan’ın sorularını yanıtladı.

– Makus talihimizi bu kez yenip Sertab Erener’in Eurovision’u kazandığı an yaptığımız gibi ülkece ‘Heytt… Bugünleri de gördük’ narası atabilecek miyiz?

Dile kolay. Bugüne kadar tam 26 kez aday film gönderdik. Bir kez olsun ilk 5’e kalarak bir Türk filminin yapımcısı, yönetmeni, senaristi, müzisyeni ve oyuncusu o ünlü kırmızı halıda yürüyüp o ünlü salona giremedi. Türk modacılar bir stüdyonun içinde görüntüleri izleyip kırmızı halıda yürüyenlerin kıyafetlerini, film eleştirmenleriyse aday filmlerin kritiğini yaparken ne yazık ki bir Türk sinemacının adını telaffuz edemedi. Hep başkalarının önce kırmızı halıda sonra da bize hep büyülü gelen o salondaki hallerini televizyondan izledik.

– Peki filmlerin ilk 5’e kalıp 34 cm boyunda ve 3.85 kg ağırlığındaki Oscar heykelciği için yarışabileceğine kimler karar veriyor?

Adaylar, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin bin 500’ü oyuncu ve yönetmenden oluşan yaklaşık 6 bin üyesinin oylarıyla belirleniyor. İlk aşamada her akademi üyesi kendi sahasındaki aday adayları için oy veriyor. Örneğin yönetmenlerin verdiği oylarla 5 aday yönetmen belirleniyor. En iyi film kategorisi içinse bütün üyeler oy kullanıyor. Bu kategoride 5 değil 9 aday belirleniyor. Daha sonra jüri üyeleri ilk 5’e kalan filmler için son bir oy daha kullanıyor. Böylelikle yılın en iyileri belirleniyor.

– Oscar Ödülleri’nde ilk 5’e kalma adına nasıl bir çalışma yapıyorsunuz? Stratejiniz nedir?

‘Ayla’yı test amaçlı olarak dünyanın birçok ülkesinde izlettik. Çeşitli ülkelerin izleyicileri filme Türkiye’de olduğu gibi çok olumlu reaksiyon gösterdi. Testler bize ‘Ayla’nın evrensel bir film olduğunu net olarak gösterdi. Bizim hedefimiz filmimizi mümkün olduğu kadar çok Akademi üyesine izletmek. Bunun için çabalıyoruz. Bu yöndeki ilk çalışmamız için gittiğimiz Los Angeles’ta ‘Ayla’ya olan ilgiyi gördük. Salonda oturacak yer kalmadığı için oyuncularımız merdivene oturmak zorunda kaldı. Diğer ülkelerin filmlerinde abartmıyorum 5-10 kişi vardı. Film bitmeden çıkanlar bile oldu.

– Hep ABD’deki sinema lobisinin Türk filmlerine karşı önyargılı olduğunu, aday filmlerimizi izlemediklerini duyarız. ‘Ayla’ için de böyle bir handikap olabilir mi?

Akademi üyelerinin savaş içinde kalan çocukların acısına duyarsız kalması mümkün mü? O çocukların yaşadıklarını görmezden gelebilirler mi? O çocukların yaşadığı dramı bilmiyorlar mı? O halde ‘Ayla’nın insani yanını görmemeleri de mümkün değil. Bunu görmeyip de neyi görecekler? Filmimizin konusu bütün dünyanın ortak acısına yönelik. Şu anda savaşlardan dolayı dünyada Ayla gibi annesiz, babasız kalan 28 milyon çocuk var. Akademi, ‘Bu film, Türklerin filmi’ düşüncesiyle olaya lobi açısından yaklaşıp ‘Ayla’yı göz ardı edemez.

– ABD’deki tanıtım ve lobi çalışmalarının maliyeti oldukça yüksek. Bu durum bir handikap oluşturur mu?

Tanıtım ve lobi çalışmaları oldukça yüksek maliyetli. Bir gösterimin maliyeti 20-25 bin dolar arasında değişiyor. Birkaç gösterim yapmak da yeterli değil. Bizim toplamda 1 milyon 500 bin – 2 milyon dolara gereksinimimiz var. Bu kaynağın sağlanması için de sponsor arayışımız var. Filmimizin sponsorlarıyla önümüzdeki günlerde görüşeceğiz. Gösterim bu şekilde giderse masrafları kendimiz de karşılayabiliriz. Bunun yanı sıra herkesin manevi desteğine gereksinimimiz var.

– Tanıtım ve lobi çalışmalarını kim yapacak?

İşin en önemli yanı da bu zaten. Bu konuda alanının en iyisi olan şirketle anlaştık. CAA (Creative Artists Agency) ile çalışmaya başladık. Bu şirket bugüne kadar Oscar kazanmış 69 filmin tanıtımını yaptı. Her isteyenin de işini üstlenmiyorlar. Önce filmi izleyip tanıtımın yapılıp yapılmayacağına karar veriyorlar. ‘Ayla’dan oldukça etkilenip birlikte çalışabileceğimizi söylediler. O günden bu yana da birlikte çalışıyoruz.

Türk sinemasının Oscar yolculuğu

Türk sinemasının Oscar yolculuğunun kapısını Türk sinemasının uluslararası platformda ödül kazanan ilk film olan Metin Erksan’ın ‘Susuz Yaz’ı açtı. Yapımcısı ve başrol oyuncusu Ulvi Doğan siyasi alt metninden dolayı Türkiye’de gösterimi yasaklanan filminin bir kopyasını otomobilinin bagajına saklayarak 1963’te Almanya’ya kaçırdı. Doğan, o yıl Berlin Film Festivali’nde ‘En İyi Film’ kategorisinde Altın Ayı Ödülü’nü kazanan ‘Susuz Yaz’ın kopyasını Almanya’dan ABD’ye gönderdi. Akademi’nin Doğan’ın başvurusunu kabul etmesiyle Türkiye’nin ilk Oscar adayı ‘Susuz Yaz’ oldu…

1989’a kadar aradan geçen 26 yılda hiçbir Türk filmi Oscar’a aday olmadı. Bunun nedeniyse hiçbir kurumun işin üstüne düşmemesi oldu. Filmlerin yapımcıları da masraflı olduğu gerekçesiyle kişisel olarak adaylık başvurusunda bulunmadı. 1989’da SESAM Oscar adayı filmini belirlemeyi üstlendi.

Rekor Ceylan’da

2006’dan bu yana ise Türkiye’nin Oscar adayı filmi Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sinema meslek birliklerinin temsilcilerinden oluşan Sanatsal Etkinlikler Komisyonu tarafından belirleniyor. Bugüne kadar en fazla filmi Oscar’a gönderilen yönetmen 4 filmle Nuri Bilge Ceylan oldu.

Mart 2018’de Los Angeles’taki Dolby Theatre’da düzenlenecek olan 90’ıncı Oscar Ödülleri’nde aday filmimiz ‘Ayla’nın ilk 5’e kalıp kalmayacağı 23 Ocak’ta belli olacak. ‘Ayla’, ilk 5’e kalabilirse Türk sineması adına bir ilk gerçekleşecek. Aksi bir durumda makus talihimize bir kez daha boyun eğeceğiz.

ntv.com.tr

Etiketler

İlginizi çekebilir...

Elsa Sahal’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi: “Soft is the new Strong”