Prof. Klaus Schmidt’in evi ‘anı evi’ne dönüştürüldü

6013

Dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu ve toplumsal yerleşimi olan, birçok arkeolojik eser barındıran Göbeklitepe’deki kazılara 20 yıl boyunca başkanlık eden Prof. Klaus Schmidt’in evi, vefatından 3 yıl sonra ‘anı evi’ne dönüştürüldü. Profesörün kendisi gibi arkeolog olan eşi Çiğdem Köksal Schmidt, kazı ekibinin konakladığı evin duvarlarını Göbeklitepe figürleri ile donatarak, kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Urfa şehir merkezine 22 km uzaklıktaki Göbeklitepe, dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu ve toplumsal yerleşimi. Kimi tarihçiler tarafından ‘devletleşmenin ilk yaşandığı yer’ olarak işaret edilen Göbeklitepe, 23 yıl önce, üzerinde kabartma figürlerin bulunduğu bir taş parçasının bir Kürt köylüsünün sabanına takılmasıyla keşfedilmişti.

Üç yıl önce hayatını kaybeden Alman arkeolog Profesör Klaus Schmidt, Göbeklitepe’nin keşfinden bu yana yürütülen kazılara başkanlık ediyordu.

Profesörün kazı ekibi ile birlikte yirmi yıl boyunca kaldığı ev, bugün, kendisi gibi arkeolog olan ve kazılarda uzun yıllar yer alan eşi Çiğdem Köksal Schmidt tarafından anı evine dönüştürüldü.

“Anı eviyle Göbeklitepe’nın belleğini yaşatmak istiyorum”

Uzun yıllar eşi ile birlikte yaşadıkları Eyyubiye ilçesi Cami Kebir Mahallesi’nde bulunan evin duvarlarını Göbeklitepe figürleri ile donatan Köksal Schmidt, evi ziyaretçilere açtı.

MA‘dan Arjin Dilek Öncel‘e konuşan Köksal Schmidt “Anı evi ile Klaus’un emeklerinin unutulmamasını, baki kalmasını sağlamayı, onun anılarını yaşatmayı ve Göbeklitepe’yi doğru tanıtmayı amaçlıyorum” dedi.

Köksal Schmidt, “evin 20 yıl boyunca tanıklık ettiği Göbeklitepe belleğini yaşatmak istediğini” belirtti:

1995’te kazılar başladıktan 2014’e, yani Klaus aramızdan ayrılana kadar Göbeklitepe kazı ekibi ile burayı hem konaklamak için, hem de çalışma ve birlikte yaşam alanı olarak kullanmıştık. Benim için de bu ev çok özel. Göbeklitepe kazı ve araştırma projesine 20 yıl boyunca eşlik etti. Birçok şeye tanıklık etti. Bu nedenle burada bir Göbeklitepe belleğini yaşatabileceğimi, kazı tarihçesini geleceğe taşıyabileceğimi düşündüm.

Anı evinde Göbeklitepe ile ilgili sergi ve atölye projeleri yer alacak

Göbeklitepe ile ilgili fotoğraflardan oluşan bir sergi ile ev hakkındaki projelerini başlatacağını dile getiren Schmidt, şöyle konuştu:

İleride belki arkeoloji günleri, seminerler, atölyeler hazırlayabiliriz. En önemlisi çocuklara yönelik bir şeyler planlıyorum. Çocukların Göbeklitepe figürlerini çizebileceği, oradaki hayvanlardan bahsedebileceği bir atölye oluşturmayı düşünüyorum. Göbeklitepe’nin 20 yılda dünyanın birçok yerinde insanların belleğine ulaşması, algımıza yerleşmesi çok hızlı bir gelişme oldu. Bu sadece Göbeklitepe kazı alanında değil, bu belleğin geleceğe taşınması, burada da müzede de devam ettirmemiz gereken bir algı. Umarım ben de bir ucundan tutmuş bu belleği geleceğe taşımaya katkı sağlamış olurum.

gazetekarinca.com

Etiketler

İlginizi çekebilir...

Elsa Sahal’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi: “Soft is the new Strong”