Tongurlar köyünün mimarisini üniversiteli heykeltıraşlar yeniliyor

5191

Bilecik’in Gölpazarı ilçesi Tongurlar köyünde akademisyenlerin yanı sıra çeşitli üniversitelerden güzel sanatlar ve mimarlık fakültesi öğrencileri, yörede çıkarılan doğal taşları sanat eserine dönüştürüp köydeki yapıları yeniliyor.


Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) öncülüğünde Gölpazarı Belediyesi iş birliğinde, farklı üniversitelerin desteği, mimarlık ve güzel sanatlar bölümlerinden yaklaşık 500 öğrencinin katılımıyla hayata geçirilen “Köyünü Yaşat Projesi” devam ediyor.

Proje kapsamda 2013’ten bu yana yapılan çalışmayla eski okul binası ve köy evinin onarımı sürerken, 20-30 yıl öncesine kadar önemli bir ekonomisi bulunan ipek böcekçiliğini tekrar canlandırmak adına da yöre taşı kullanılarak yapılan koza heykelleri tasarlandı. Heykellerin, köyde ve Gölpazarı ilçesinde belirli noktalarda sergilenmesi planlanıyor.

MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Arpacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin yürütücülüğünde devam eden proje kapsamında, 4 yıldır heykeltıraş, mimar, şehir bölge plancısı, sanatçı, grafikçiden oluşan öğrenci ve akademisyenin yörede çalışma yaptığını söyledi.

Köy hayatını yeniden şekillendirme kapsamında şehir bölge plancılarının çalışma yaptığını, mimar, öğrenci ve akademisyenlerle çeşitli modeller üzerinde restorasyon çalışması gerçekleştirdiğini anlatan Arpacıoğlu, “Köylerin yeniden şekillendirilmesi üzerinde çalışırken sanatın da burada aktif bir rol alabileceği üzerinde duruyoruz. Özellikle heykel işlevsel bir sanat, ara yüzüyle burada bir çeşme veya köylü için bir mesaj içeren bir heykel ürünü hale geliyor, heykeltıraşlar bu topraktan çıkan taşlar üzerinde çalışıyor ve bu toprağın insanına yeni bir yorumla bir cevap veriyoruz.” diye konuştu.

“Bölge bilişim ağlarıyla yeniden şekilleniyor”

Arpacıoğlu, farklı köylerde çalışmalar yaptıklarını ancak uygulamalı olarak heykel ve mimarlık atölyesi için Osmanlı mimarisinin örneklerinin bulunduğu Tongurlar köyünü belirlediklerini bildirdi.

Yörenin önemine işaret eden Arpacıoğlu, şöyle devam etti:

“Heykeltıraşlarımızla, mimarlarımızla burada faaliyet göstererek, yöre toprağının ne kadar değerli olduğunu, burayı terk etmemeleri, buraya sahip çıkmaları gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar her geçen gün daha da büyüyecek, güzel çalışmalara imzalar atılarak, daha geniş kapsamlı ele alınacağını düşünüyoruz. Buradaki akademik çalışmalara Türkiye’nin her yerinden katılanlara kapımız açık, kırsal alanla ilgili fikir üretmek isteyen ve bu modele katılmak isteyen tüm akademisyenlere, öğrencileri davet ediyoruz. Şu ana kadar yaklaşık 500 ile 700 öğrenci ve 100’e yakın akademisyen bu çalışmalara katıldı. Öğrencilerden projeye katılımlar çok yüksek, sanat ve mimarlık alanında öğrenciler önemli bir hedef kitlesi. Çünkü o genç insanların kırsala bakış açıları ve buraya getirdikleri dinamiği bizler çok seviyoruz ve yaratıcı buluyoruz.”

“Geçmişine iz bırakmak istedik”

MSGSÜ Güzel Sanatlar Heykel Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Çınar da yörenin kendi taşını, kendine ve ülkeye tanıtmaya çalıştıklarını söyledi.

Çınar, proje tamamlandığında tasarlanan heykellerin belirli noktalara yerleştirileceğini, bunun da yöreye katkı sağlayacağını ifade ederek, “Proje kapsamında, üç yıl önce başladığım koza heykelini tamamladım. İlçedeki tarihi Taşhan’ın yanına kurduğumuz bu heykel Gölpazarı’nın 20-30 yıl öncesine ait ekonomik geçmişiyle ilgili bir iş. İpek böcekçiliği yapılıyor olması ve böyle bir şey kalmadığı için geçmişine dair bir iz bırakmak istedim.” dedi.

MSGSÜ Heykel Bölümü öğrencilerinden Betül Bolat ise projeye dahil olarak deneyim kazandığını belirtti.

Öğrenci Mete Özyıldırım da projenin kendisine ve arkadaşlarına katkıda bulunduğunu dile getirdi.

haberler.com

Etiketler

İlginizi çekebilir...

Müzikli Kız’dan Etkinlik Önerileri (Ekim’17)