1789 / Kurşun At

1789’un ortasında kalmış bir zavallısınız. Tüm hızıyla devam ediyor ihtilal. Her köşede farklı bir kare, her köşede farklı bir enstantane. Tek tek fırlayıp her birinden, bir an önce 1800’lere kavuşmaya can atıyor ama hiç belli etmiyorsunuz.

Daha 11 yıl var. Çok var daha. 1800 olacak da, siz kavuşacaksınız sevdiceğinize; ölme eşeğim ölme! Burjuva buyuruyor, köylü yerine getiriyor ve aristokrat kelleler havalarda uçuşuyor. Kan var, ter var, akıntılar ve berbat gelecekler var. Ama kimin umurunda ve siz kahroluyorsunuz; çünkü 11 asırdan beter bir 11 yıl var önünüzde.

“Atımı gören var mı?” diye dolanıyorsunuz ortalıkta. Ve istemsizce enkaz altı “Sesimi duyan var mı?” dozunda yardım çığlıkları geliyor; önce kulağınıza, sonra aklınıza.

Evet, atınız yok ortalıklarda. Bir yüzyılın neredeyse tamamını birlikte geçireceğiniz atınız nerelerde acaba?

Anlatıcıya söz düşmez ama ben söyleyeyim: Her zaman ironi sahibinindir son söz. Ve ironiyle başlar, ironiyle biter tüm anlatımlar.

Sokaklar ölü. Sokaklar insan kanıyla örülü. Keşebaşları tutulmuş. Köşebaşları dişinden tırnağından, kuşundan kanadından arttırdıklarıyla tarih yazanların kanlı ellerle örülü. Her anı kaydetmek istiyor eller; beyin yetişiyor, eller yetişemiyor.

Ve atım çıkıyor birden karşıma. Epey hırpalanmış. En tepelisinden burjuva bakışları, köylü dişleri, köylü yumrukları ve tekmeleriyle dolu dört bir yanı. Acıyı kaydeden tarih, pişmanlıkları nasıl da atlamış ve atımda aristokrat izler arayanlar nasıl da yanılmış.

Kenan Yaşar

Etiketler

0 yorum “1789 / Kurşun At”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kenan Yaşar | Takip Et

Reklam

Kenan Yaşar | Instagram

Instagram requires authorization to view a user profile. Use autorized account in widget settings

Kenan Yaşar | Twitter

Pin It on Pinterest