Başak Yavuz’la Take Five: “Ceyda Özbaşarel”

Camiadakiler ve bizi takip edenler, Ceyda Özbaşarel ile dostluğumuzu bilir ve de “Bi’ Şarkım Var!” projemizdeki ilk günden beri süren ortaklığımızı. Bir gün masada Emre Tankal, Ceyda Özbaşarel ile oturup sohbet ederken pat diye ortaya çıkmıştı Ceyda’nın ilk albümünün ismi: Madtime Stories. Albüm çıktığı zamandan beri özellikle ABD’de büyük ilgi gördü. Şimdi yılı kapatmaya yaklaşırken, taze bir perspektifle, Ceyda ile konuştuk, buyrunuz.

1) Şimdi aradan biraz zaman geçmişken albüme dönüp baktığında ne düşünüyorsun Mad Time Stories hakkında?

Ceyda Özbaşarel: 2014-2018 arası yaklaşık 4 senede yazdığım şarkılardı. Bütün albümün gerçekten bir bütün oluşturduğunu fark ediyorum şimdi. O yıllarda beni derinden etkileyen hemen her konu hakkında bir şarkı yazmışım. Yazdıkça da bu konuların bana verdiği ağırlık hafiflemiş. Bir dönemin özeti ve noktası gibi hissediyorum albümle ilgili. Artık başka şeyler söylemek lazım.

2) Farklı görüşler alan, basında da maalesef yankı bulan, caz konserin öncesi taksi şoförüyle yaptığın sohbetin ardından attığın tweet ile ilgili senin bakış açını öğrenebilir miyiz?

C.Ö.: O tweet’i attığım sırada takipçilerim daha çok beni şahsen tanıyan insanlardan ve büyük bir kısmı da caz müziği ile haşır neşir olan insanlardan oluşuyordu. O yüzden caz müziğin dinlenmemesi ve kendi konserime giderken tanınmıyor olacağım gerçeğini açıklamak zorunda olduğum için hissettiğim karışık duygular, yani trajikomik durumumun anlaşılacağını düşünmüştüm. Sonra bir baktım yorumlarda taksi şöförünü aşağıladığımı sanıp bana kızanlar, aynı sebepten bana arka çıkanlar, beni eleştirdiğini sanırken aslında bir meslek grubundaki insanları kendilerinin küçümsediğini hiç fark etmeyenler birbirine girmiş ve neyse ki anlayanlar da çok hoş destek mesajları yazmış. Gerçekten neye uğradığımı şaşırdım, bu tartışmalardan sonra aniden takipçimin artmasına sevinme konusunda bile kafam karıştı açıkçası. Ne yalan ne gerçek, takip edenler beni dinledi mi hiç mesela? Çünkü müzisyen olarak derdimiz istediğimiz gibi yazdığımız, sevdiğimiz müziğimizi paylaşabilmek, derdimizi anlatabilmek, takdir edilmek sonuçta.

3) En son seni etkileyen ya da son dönemde favorin olan kitap ve/veya film nedir? Neden?

C.Ö.: En son beni en çok Pedro Almodovar’ın Human Voice isimli kısa filmi etkiledi. Almodovar ve müthiş oyunculuğu ile Tilda Swinton, romantik bir ilişkinin bitişinin ardından tüm hissedilenleri kısa bir sürede birebir verebilmiş çünkü. Kullanılan renkler, atmosfer, her şey müthiş.

4) Albümden sonra pandemi sebebiyle dinleyicin ile buluşman yaz aylarını buldu. Albümden ve konserlerden geri dönüşler nasıl?

C.Ö.: Ah geri dönüşten gerçekten çok memnunum. Basında yazılanlar, sanal ortamda veya bireysel olarak yapılan yorumlar beni çok mutlu etti. En çok şaşırtan da Türkiye’de henüz açılmamış bir platform olmasına rağmen, Amazon Music’te albümün şu ana kadar yaklaşık 150.000 defa çalınması oldu. Amerika ve Japonya’da çok dinleniyor.

5) Orman yangınları sürecinde Güney Ormanları Savunması gönüllü ekibinde söndürme faliyetlerinde görev aldın. Bunu tetikleyen ne oldu? Bu sürecin sana nasıl bir etkisi oldu?

C.Ö.: Yangınları ilk başladığı zamanlarda sosyal medyadan takip etmeye başladım, bir baktım ki yaklaşık 8 saat başından kalkmadan bu felaketin içinde sanal olarak kaybolmuşum. Dostum Rafet Uysal’ın kurduğu Güney Ormanları Savunması’na katılıp fiziksel olarak orada olmak ve yardım etmek istedim. Böylece Köyceğiz’deki söndürme çalışmalarına dahil oldum. Zaman zaman korktum, özellikle duman çok olduğunda, fakat ekip ve liderimiz son derece tecrübeli olduğu için zarar görmedik, kimseye engel olmadan itfaiyeye yardımcı olmayı becerebildik. Bir fidan bile kurtardıysam tüm o zahmete değer açıkçası. Çok güzel insanlarla tanıştım, yeni dostlar edindim, dünyam genişledi.

Ceyda Özbaşerel’i Takip Edin;

Etiketler

0 yorum “Başak Yavuz’la Take Five: “Ceyda Özbaşarel””

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest