“Biri, Hiçbiri, Binlercesi” başlıklı sergi Labirent Sanat’ta

Sefa Çakır, In-line, 2021, kağıt üzerine marker, 35x41cm

Labirent Sanat 24 Haziran – 31 Temmuz 2021 tarihleri arasında, Gülfem Kessler, İsmet Doğan, Sabire Susuz, Sefa Çakır, Serdar Oruç ve Tansu Köse’nin farklı düşünsel yaklaşımlarla “yüz”e odaklandıkları işlerinin yer aldığı, “Biri, Hiçbiri, Binlercesi” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor.

Yüzümüz iç dünyamızı dışarıda(kilerde)n ayıran ince, hassas ve davetkar bir yüzey… Üstelik çoğu zaman göründüğünden fazlasını gizleyen, zaman içinde değişen, başkalaşan, algılayana göre farklılık gösteren kayganlıkta… Yüz parmak izi hassasiyetinde (aynı uzuvları aynı dizilimde taşımamıza rağmen) kendine özgülüğüyle bizi diğerlerinden ayıran, göreli ve tümüyle kavrayamadığımız, belirsiz bir kuvvetler alanıdır.

Tanrıların Doğası’nda Cicero yüzü, tüm duyuların yerleştiği bir kaleye ve gözleri de bu kalenin gözcülerine benzetir. Bu yönüyle yüz izlenirken izleyen; duyumsanırken duyumsayan ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Çift yönlü yapısıyla yüz, insan varoluşunun anlam kazandığı yerdir. Deneyimlerimiz ve yaşamımız yüzümüzün otantikliğine karşılık gelirken; yaşadığımız toplumsal ve kültürel unsurlar yüzümüzün hareketini belirler. Ne var ki, hiçbirimiz kendi yüzümüzü yansıtıcı bir araç olmadan göremiyoruz. Bu ötekilerin bakışını, kendi yüzümüz söz konusu olduğunda, bizimkinden üstün kılar.

Sabire Susuz, Kendi Gözümle Ben, 2003, serigrafi, 100x70cm, 6_16 Ed.

Serginin adına ilham olan, Luigi Pirandello’nun “Biri, hiçbiri, binlercesi” isimli kitabının, ana karakteri Moscarda, bir gün ayna karşısında kendini izlerken, eşinin burnun eğriliğini ve bedenindeki diğer kusurlarını yüzüne vurmasıyla kimlik bunalımına girer. Aslında her gün aynanın karşısına geçtiğinde kendi gördüğü “ben”le, önce eşinin ve daha sonra hayatındaki diğer insanların tanıdığı kişinin aynı “ben” olmadığını fark eder. Tanıdığı herkes için farklı farklı kimliklere sahip binlerce Moscarda vardır; bunlardan hangisi’nin kendi “ben”ini yansıttığını, aynada gördüğü yüzü ne kadar tanıdığını sorgulamaya başlar. Peki insanın aynada gördüğü gerçekten kendisi midir? yoksa olmak istediği benliği midir? Moscarda’nın yaşamındaki çözülmeyi başlatan kilit soru ise, “diğerleri için her zaman kendim için olduğuma inandığım kişi ben değilsem, ben kimim?” olur. 

Serdar Oruç, Hata 01, 2021, kağıt üzerine karışık teknik, 35x25cm

Pirandello kitapta, yaşamımızın kaçınılmaz bir parçası olarak karşımıza çıkan gerçeklik olgusu arayışını, belirsizlik ve görelilik kavramları çerçevesinde kimlik bunalımı üzerine kurgular. Her birimiz tek bir fiziksel yüze ya da bedene sahip olsak bile bağlantı kurduğumuz insanlar kadar çok gerçeklikte varız. Başkalarının bakış açılarında, üzerinde hiçbir kontrolümüz olmaksızın ve çoğu zaman düşündüğümüzden tamamen farklı olan çok sayıda “biz” vardır.

Gülfem Kesslerİsmet DoğanSabire SusuzSefa ÇakırSerdar Oruç ve Tansu Köse’nin yüzyıllardır bilimin, felsefenin ve sanatın vazgeçilmez meselesi olan “yüz” üzerine, farklı bakış açılarıyla ürettikleri işlerini bir araya getiren “Biri, Hiçbiri, Binlercesi” sergisini, 24 Haziran – 31 Temmuz 2021 tarihleri arasında Labirent Sanat’ın Tepebaşı’ndaki yeni mekanında görebilirsiniz.

Labirent Sanat;

Çatma Mescit Mah. Tepebaşı Cad. No: 56 K: 2 34430, Beyoğlu / İstanbul

Ziyaret saatleri: Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00, Cumartesi: 11.00 – 18.00

Detaylı bilgi ve daha fazla görsel için: [email protected] | +90 212 243 86 81

Etiketler

0 yorum ““Biri, Hiçbiri, Binlercesi” başlıklı sergi Labirent Sanat’ta”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest