MüziKoridor #02

Son dönem yayımlanan yeni şarkılarla ilgili kişisel yorumlarımı aktarmadan önce değinmek istediğim önemli bir konu var; (ç)alıntı besteler hızla artıyor.

Sevgili müzisyen dostlar; beste yapmanın ne derece zor bir iş olduğunun, özgün besteciliğin bilinçaltınızın kurbanı olabileceğinin çok farkında olarak yazıyorum. Bir şarkı başka bir şarkıyı hissettirebilir, anımsatabilir, şarkının bestecisi bunu fark etmeden yapmış olabilir. Bunlar çok insani durumlar. Çoğunu da anlayışla karşılıyoruz zaten.

Fakat son zamanlarda anlaşılan o ki; bile isteye alıntılanmış şarkılar duyuyorum. Bile isteye deme nedenim ise orijinallerinden birebir kopyalanmış besteler bunlar. Nasılsa artık müzikten anlayan dinleyici yok denecek kadar az; geçmiş şarkılara hâkim olanlar giderek azalıyor. Geçmişi dinleyen ve orada takılı kalanlar ise yeni şarkıları bilmiyor. Biz müziğin hassas konularına değinip; ne kadar yazıp çizsek de kimse görmüyor, duymuyor, kısaca hiçbir şey değişmiyor. Meydan bu konuda da baya boş anlayacağınız. Ama!..

Bakın devir yapay zekâ devri. Bu konularda zaten sıkı çalışmalar yapılıyor, daha da etkin çalışmaların kapıyı çalacağının da müjdesini vereyim sizlere. İtibarınızı önemsiyorsanız kendi bestelerinizi yapmaya odaklanın ve mümkünse (ç)alıntı bestelerinizi her yerden silin. Ki bunlardan birkaçı çok klasikleşmiş yabancı ve bir hayli tanınmış Türk Rock besteler; baya tazminatlarla falan da karşılaşabilirsiniz, haberiniz olsun.

Mesajlar gerekli yerlere ulaşmış olsun, herkes kendi özgün müziğine odaklansın ya da alıntıladığı bestenin adını yazmaktar çekinmeyecek izinleri almış olsun artık diye umarak son zamanlarda dinlediğim şarkılarla ilgili yorumlarıma geçiyorum.

Single:

Erdem Yener – Vursun

Erdem Yener albümünden bir single’ı daha buluşturdu bizlerle. Ben Erdem Yener yazmayı çok seviyorum. Ama bu kez şarkıyı dinleyin o anlatacak kendini.

Kenan Çelikarslan – 25’inde

Kenan Çelikarslan yeni nesil özgün bestecilerden. Kendi arayışını, 25 yaş ruh halini sonraki yıllarda bizlerle buluşturan şarkısı 25’inde, rock’a susayanlar için önerimdir.

İstanbul şarkıları hep çok özeldir.

Köln’de yaşamaya başladığımdan bu yana İstanbul’un biraz uzağındayım. O yüzden itiraf edeyim ki daha bir etkiliyor beni İstanbul şarkıları. Yeni şarkılardan Ferit Tunçer’in her zamanki tarzı olan, sevdiğimiz rock soundlu şarkısı “İstanbul’da Ben” ve Anıl Kaplanoğlu’nun kendi tarzıyla yeni müzik deneyimlerini harmanladığı “Kadıköy’de” şarkısı sırf İstanbul içerikli olduklarından bile torpilli olabilirler; listeme eklendiler bile.

Latife bir yana; Ferit Tunçer’in “İstanbul’da Ben” ile başlayan ve single serileri ile final yapacak bir hikâyenin ilk şarkısı olduğunu hemen iletmiş olayım.

Şarkısına İstanbul içerikli bir de klip hazırlayan Ferit Tunçer”in, özellikle sonbaharda dinlenmesi çok daha anlamlı şarkısını sonbahar bitmeden dinleyin.

Anıl Kaplanoğlu’nu, tarzını yeni janr deneyimlerle buluşturma başarısı için tebrik ederim. Bir şarkı tuttuysa o alanın dışına çıkamayan, birbirinin aynısı şarkılarla yıllar geçirenlere inat, dinleyenlerine hep bir yenilik ve farklılık sunmaya çalışıyor sevgili Anıl. Bunu yaparken kendi tarzını da mutlaka eklemeyi ihmal etmiyor ki bu önemli. Anıl Kaplanoğlu’nun şarkısında söylediği gibi ben de zamanı yavaşlatacağım Kadıköy’de buluştuğumda.

Dinlediğiniz an etkileyen şarkılardan: “Küller”

Son dönem şarkıları dinleyip geçiyoruz gibi değil mi? Beğendiğimiz şarkı bile olsa şarkıyı söyleyeni merak ettiğimiz çok nadir oluyor. Hazır listelerden dinliyorsak bir de çalıyor geçiyor şarkılar, isimleri, söyleyenleri belirsiz. Ama bazı şarkılar hâlâ sahibini merak ettirme gücüne sahip. İşte “Küller” şarkısı da tam bu özellikte bir şarkı, sahibini merak ettiren ve hatta müzisyenin diğer şarkılarını da dinletme gücü taşıyor. “Küller” ile başlayan tanışıklığım sonrası ben Dilay Dal’ı yakın takibime aldım. Çok kişisel yazdığım müzik yazılarımda çokça yorum beni bağlar ama bu yorumuma yazımı okuyan ve şarkıyı dinleyen müzik meraklılarının katılacağına eminim.

Dolunay Meditasyonu ve Efza

Efza, son yılların özgün işlerinde imzası olan bir isim. Kendi üretiyor ve seslendiriyor. Güçlü sesi, duyguyu çok güzel yansıtıyor. Diskografisine baktığımda özgün ama popüler olma potansiyelli şarkıların sahibi müzisyen, sanki artık popüler olma kaygıları taşımadığını düşündüren “Dolunay Meditasyonu” ile çıktı karşımıza. Sonraki şarkıları müzik yolculuğunun gidişatını daha belirleyecektir diye düşünüyorum.
Kariyerini tam oturmayan yükselişi devam eden bir sesin bunu yapmasını çok cesur bulduğumu söylerek şarkısını yorumlarınıza sunuyorum.

Akustik çalışmalar:

Nova Norda – Akustik Evrende Dünya Barışı
6 şarkıdan oluşan çalışma “Paralel Evrende Dünya Tarihi” albümünün akustik versiyonu. Ve o zengin alt yapılı şarkılar, akustik olarak da çok başarılı. İyi bir yazar Nova Norda, güçlü anlatımının akustikle buluşması ruhunuza daha da bir işliyor şarkılarını.
Geçtiğimiz yaz CityFest’22 İstanbul 4. gününde sahnesini de izlediğim ve dinleyicisi ile kurduğu iletişimin şarkılarından yol olduğu kocaman bir evren oluşturduğu, imajın- her şeyin ötesinde bir dünya sunduğu doğallığının güzelliği ile dinleyicisi ile adeta bütünleşmişti. Gençlerden Nova Norda’yı takip edenlerin gelecekte daha cesur olacaklarını ve kendilerini yaşayacaklarını çok rahat söyleyebilirim. Kendi hikayelerinden yola çıkarak yazdığı şarkılar hayata yeni başlayan ve çokça engellerle karşılaşan gençlerin marşı gibi şu an; kendisi de farkında mı bilmiyorum ama önemli bir rol model haline gelmiş durumda Nova Norda.

Akustik çalışmasından ben tek bir şarkıyı sunuyorum ama siz hepsini dinleyin:

Barış Çapkın – Bulutlar Arası Yolculuk

Barış Çapkın düzenli üreten ve bunları sistemli sunan bir müzisyen. Yılın son aylarından baktığımda 2022’yi dolu dolu geçirdi ve onunla çalışan olarak nasıl her şeyi ince ince planladığının da şahidi olduğum için bu başarısı asla rastlantı olmadığını biliyorum. Sene içinde yayımladığı şarkılarından “Ağladım İçime”, “Kaybolsam da” ve “Görsen Üzülürsün”ün akustik kayıtlarına çok yakışan kemanda Ezgi Tekin harikalar yaratmış. 

Şu anda “Görsen Üzülürsün – AKUSTİK”i lyric kliplendirdi Barış, diğer şarkılarla ilgili de güzel klipler yolda.

Albüm:

Canozan – Aşkın Bu Sarhoşluğu
Canozan’ın albümü ve albüme ismini de veren Deniz Tekin ile olan düeti “Aşkın Bu Sarhoşluğu”nu duymayan kalmamıştır sanırım. Sağlam bir takipçisi olan Canozan şarkılarını daha çok dizi müziği olarak dinleriz; bu duygu akışı, dizilerdeki sahnelere yakışmaya devam ettikçe…

Cesur çalışma:

Onurr müzik kariyerinde bekleneni sunan değil, kendini yaşayan bir isim. Sakin sevenlerin (zaman zaman ben de dahil olmak üzere) üzerine çokça gelmesi onu yıldırmadı, Sakin Onur olarak başladığı müzik yaşamı Onurr olarak devam etti. Ve Onurr bazılarımız her ne dersek diyelim; onca eleştiriye karşı gösterdiği direnç ve bildiğinden şaşmaması ile cesur. Güncelinde takip etmemiş olsam da Ayşe Hatun Önal ile de geçmişe bakınca iyi işler yapmışlar diyebiliyorum.

Müzik tarihinin unutulmazları arasında yerini alan “Sakin” şarkılarını yakın zaman önce “Sakin Tribute Band” olarak güncelleyen Onurr, şimdi de Köfn’den tanıdığımız BKE ile şarkıyı güncellemiş. Şarkı bilindik ve sevildik bir şarkıydı, yeni versiyonu da beğenildi ama bir gerçek daha var ki şarkıdan çok klibi konuşuldu.
Şarkının yeni versiyonunu da, klibe de yazılacak şeyler olsa da Türkiye’deyseniz cesur işleri kayıtsız şartsız desteklersiniz. Ki onca engele bir taş da siz koymuş hissetmeyesiniz. Ben de öyle yapıyor ve yazılacak çok şey olmasına rağmen böyle bir klibi bu dönemde çekmiş olmalarını alkışlıyorum.
Sadece keşke o son sahne olmasaymış diyorum; klibin geçirdiği ne varsa o son sahne hepsini bir anda yok ediyor. Bakınız iyi rol yaptık, oynadık ama… ile biten son sahneyi sevmedim.
Belki bilerek yaptılar bunu da bilemem ama olmasaydı tercih ederdim.

Beyza Cumbul

Etiketler

0 yorum “MüziKoridor #02”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest