Yıllar sonra gelen dağınıklık: “Ben Yaşarım”

Sertab Erener, 11. albümü Ben Yaşarım‘da kariyerinin belki de en karmaşık albümünü bizlere sunuyor. Dinleyiciye düşen kendi sevdiği Sertab’ı bu enkazdan çıkarıp yeni albüm deneyimini kendi başına inşa etmek. Bunu yapmak isteyenlere Sertab Erener’in yorumu yardımcı olmuyor, ama düzenlemeleri yapan farklı müzisyenlerin önerdiği ipuçlarını takip ederseniz albüm içinde yolunuzu bulmanız mümkün.

Sertab Erener’in kariyerinin zirve anlarını belirleyen kimi formüller var. Bunlardan bir tanesi sound’unu (genelde) her albümde değiştirmesi, buna rağmen albümlerin bütünlüğünü koruması. Bir şarkısını dinlediğinizde şarkının La’l’den mi, Sertab Gibi’den mi veya Rengarenk’ten mi geldiğini çok kolay anlayabiliyorsunuz. Ya da şöyle söyleyeyim: Popun sınırlarını aşmış Sertab Gibi’den “Aaa!”yı her yanı pop sound’uyla yoğurulmuş Turuncu’nun içine koysanız sırıtır, beni buradan alın diye bağırmaya başlar. Erener en son albüm bütünlüğünü 2016’da çıkardığı ve geçen 10 yılın en başarılı Türkçe pop albümlerinden biri olan Kırık Kalpler Albümü’nde de sağlamıştı. Aynı bütünlük, ne yazık ki Ben Yaşarım’da yok. Albümün en aksayan yanı belki de bu.

Albüme adını veren açılış şarkısı “Ben Yaşarım”ın, Kırık Kalpler Albümü’nün kapısında kalmış bir hali var. Şarkı, sözleriyle ve düzenlemesiyle yenilenmiş bir Sertab Erener vadetmiyor. Bu albümün çıkış parçası olarak geçen ay piyasaya sürülen “Bu Dünya”’yı dinlemiş dinleyiciler olarak şaşırıyoruz, zira “Bu Dünya”’nın Kırık Kalpler Albümü’ndeki şarkılardan çok daha farklı bir tarzı vardı. Fakat “Ben Yaşarım” şarkısı Sertab Erener’i bundan önceki albümünde incelediği “kırılmış kalbini herkese açıp sakin sakin şarkısını söyleme” haline geri getirmiş. “Ben Yaşarım”da yeni bir albümün açılış şarkısı olabilecek bir orijinallik kesinlikle yok. İnsan merak ediyor, nerede o La’l’den sonra Sertab Gibi’yi çıkaran o cesur Sertab?

Bu şoku üzerimizden attığımızda albümün en güçlü parçalarından “Farzet”’le baş başa kalıyoruz. Baş başa kalmak yanlış kelime, zira “Farzet” yanımızdan hızlıca geçen eski bir dost aslında. Bizi görmeyecek kadar kendi içine dönük, akışından anlıyoruz bu eski dostumuzun ya kafası dolu ya da gündemi çok yoğun. Ama onu uzaktan hala sevebiliyoruz, çünkü tanıdık birisi. “Farzet” 90’lardaki “hareketli ve neşeli melodi, kalbe saplanan hançer gibi sözler” ekolünden gelen bir şarkı. Yonca Evcimik’in Sezen Aksu imzalı “Vurula Vurula”’sını dinlerken sorduğunuz gibi “Benim bu şarkıyı dinlerken mutlu hissetmem lazım ama neden büyük bir hüzün hissediyorum?” diye dinlerken kendinize soracaksınız. “Farzet,” bu sene plajlar yerine balkonlara, barlar-cafeler yerine oturma odalarına tıkılan bizlere o mekanlarda olma hissini vereceği için çok sevilecek, tekrar tekrar dinlenecek. Bu şarkı da bize gösterecek ki Sertab Erener karmakarışık bir albüm yapsa da içine hit koymayı unutmamış.

“Farzet” ne kadar güçlüyse onun arkasından gelen “Kafanı Yorma” o kadar güçsüz bir şarkı. Sade albümündeki “Öyle de Güzel”’in formülünü bire bir uygulayan bu şarkı müziğinden çok sözlerinden dolayı bu albümde kendine yer bulmuş gibi duruyor. Pandeminin elinde kıvranan bizlere sözleriyle bir rahatlatma görevi edinmiş “Kafanı Yorma” bunu ne kadar başarıyor, tartışılır. Ancak yeni bir Sertab Erener şarkısı olmadığı kesin.

Bu üç şarkıdan sonra Ben Yaşarım hikaye moduna giriyor. Nedir bu hikaye modu? Şarkı sözleri özellikle ana akım Türk pop müziğinde ya bir başı sonu olan bir hikaye anlatıyorlar, ya da bir duygunun peşinden gidiyorlar. Sertab Erener diskografisinden örnek vermek gerekirse “Aslolan Aşktır” bir hikaye anlatırken, “Yara” bir duyguyu deşiyor. “Geçer” ve “Sormaz” ile Sertab Erener tamamen hikaye moduna giriyor. Bunda elbette bir problem yok, ama “Kafanı Yorma”’da da Sertab Erener’in dinleyiciye seslendiğini düşünürsek, albümün önemli bir kısmı mesajlar için okuyucuya anlatılan hikayelerden oluşmaya başlıyor. Bu da Ben Yaşarım’ı ufak çaplı bir kişisel gelişim kitabına dönüştürüyor. Müzikal anlamında da “Geçer” veya “Sormaz”’ı “Farzet”’in yanına koymak zor.

Ne var ki albümün en bütüncül ikilisi, yani “Sormaz”’dan sonra gelen “Koyudur Karanlığı” ve “Aç Sesini”, yolunu kaybetmiş bu albümü canlı tutmayı başarıyor. Düzenlemeleri Ozan Yılmaz’ın elinden çıkan bu ikili acaba Sertab Erener tüm albümü Yılmaz’a mı emanet etseydi diye beni düşündürdü. “Koyudur Karanlığı” albümün kesinlikle en derin ve yoğun şarkısı olmuş. Bu şarkının açtığı damar bu sound’la takip edilseydi, kim bilir belki elimizde 2. bir La’l olacaktı. “Aç Sesini” bu arada gerçekten sesi açıp dinlemeniz gereken bir şarkı, adı boşuna böyle konmamış. Dilerim Sertab Erener, Yılmaz ile ileride daha sık ve kapsamlı çalışır.

Sertab Erener pop müzikte hala öyle önemli bir yerde duruyor ki onun albümleri asla sadece kendi sanatçılığını anlatmıyor. Albümlerinde ona şarkı verenlerin kendi şarkı yazım evrelerinde nerelere geldiklerine dair ipuçları da bulabiliyoruz. Bir Can Bonomo şarkısı olan “Anca Gidersin” bize Can Bonomo’nun hala birbirine benzeyen şarkılar yapmaya devam ettiğini gösteriyor. Müzikal anlamda Kırık Kalpler Albümü’nün kapısında kalmış bir diğer şarkı olma izlenimi veren “Anca Gidersin” her haliyle bir Bonomo şarkısı: ritmik sözlerin arasına serpiştirilmiş kelime oyunları (harca ikimizi ikimizden harca gibi) ve arada sırada ortaya çıkan vurucu tek satırlar (şemsiyemi verin ölüm yağar üzerime gibi). Belki “Koyudur Karanlığı” ve “Aç Sesini” ikilisini takip etmese beğenilebilecek bir şarkı olmasına rağmen “Anca Gidersin” dinleyicilere Sertab Erener ve Can Bonomo açısından bir yenilik sunmuyor.

Sertab Erener’in bu albümünde şu aralar nasıl şarkı yazdığını takip edebileceğimiz bir diğer isim Sezen Aksu. 2017’den sonra yeniden başkalarına verdiği şarkıları yayınlamaya dönen Sezen Aksu 90’lardaki hit fabrikatörlüğünü ve 2000’lerdeki şiirle iyice haşır neşir olan söz yazımını bir kenara bırakmış “Belki de Aşk Lazım Değildir” için. Oldukça sade bir şekilde bir ayrılık hikayesi anlatan bu şarkının Sezen Aksu söz yazımı hakkında verdiği en ilginç ipucu şarkının başlığında gizli. Sezen Aksu on yıllar boyunca şarkılarında sadece aşkı tanımlamadı, aynı zamanda (günümüzde beğenilsin veya beğenilmesin) çok fazla insana nasıl aşık olunacağını anlattı, bunu hatta öğretti. Böyle bir mirasın üzerinde şarkı yazmaya devam eden birisinin “belki de aşk lazım değildir” demesi bizlere büyük bir şok aslında. Sertab Erener bir ayrılığın yıktığı hikaye anlatıcı rolünü yorumunda kusursuz oynamış. Ozan Yılmaz’ın düzenlemedeki dokunuşları da Erener’e belli ki çok yardım etmiş.

Bu güçlü şarkıdan sonra “Hepsi Aşktan” bizi yine duygusal olarak bambaşka bir noktaya atıyor. Pandemisiz bir dünyada yaşıyor olsak, “Belki de Aşk Lazım Değildir” size şehri terk ettirecek, yaşadığınız ayrılığı unutmak için sizi yollara davet edecekti. O ayrılığın sonucu çıktığınız yolculukta da “Hepsi Aşktan” size eşlik edecekti. “Hepsi Aşktan” kuvvetli bir şarkı, hatta albümün hareketli şarkı kontenjanını öyle güzel dolduruyor ki “Kafanı Yorma”yı geçerek kazanacağınız zamanla “Hepsi Aşktan”ı iki defa dinleyebilirsiniz.

Ben Yaşarım bu noktada bitse belki hala bir bütünlükten bahsedebilirdik. Ancak albüm çıkış şarkısı “Bu Dünya” ile devam ediyor. Albümdeki diğer şarkılar düşünüldüğünde hem söz hem müzik anlamında güçsüz olan bu şarkının neden çıkış şarkısı olarak belirlendiğini kavramak zor. Albümün hikayesini anlatmakta zorlandığı yerler bununla bitmiyor. “Bu Dünya”yı daha önce bir sosyal sorumluluk projesi için Sezen Aksu ile birlikte yaptığı “Kız Leyla” ve geçen sene tekli olarak çıkan ve yine müzikal olarak başka bir zamana ait olan “Belki de Dönerim” takip ediyor. Bu iki şarkı proje ve tekli olarak dışarıda kalsa albümün bekası için daha iyi olurmuş, ancak albüm ne yazık ki dağınık bir şekilde yol almaya (ya da yolunu kaybetmeye) bu iki şarkıyla devam etmiş. Albüm “Anca Gidersin”in “Rock versiyonu” ile sona eriyor.

Sertab Erener’in son albümü kendini dinletmeyen, güzel şarkıları olmayan bir albüm değil. Aksine içinde öyle cevherler barındırıyor ki, albümü es geçmek mümkün değil. Ancak daha önce Sertab Gibi’de bize yepyeni bir Sertab Erener veren veya Rengarenk ile bizlere hit üzerine hit veren albümleri yapmış olduğu için Sertab Erener’den beklenti her zaman çok yüksek. Kırık Kalpler Albümü bu beklentiyi karşılamış, kendini baştan sona bizlere defalarca dinletmişti. Ancak Ben Yaşarım kimi pırıltıları dışında bunu başarmaktan uzak. Bir araya gelemediğimiz bu günlerde, herkesin albüm deneyimi kendine has olacak. Albümün dağınıklığı da bunu perçinleyecek gibi duruyor.

Sertab Erener’in son albümü Ben Yaşarım tüm dijital platformlarda dinlenebilir.

İlker Hepkaner

Etiketler

0 yorum “Yıllar sonra gelen dağınıklık: “Ben Yaşarım””

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest