Melisa Uzunarslan: “Keman artık benden ayrılabilecek bir olgu değil”

“Tanıdığım En Güzel Deli” albümüyle yakın süreç içerisinde dinleyiciyle buluşan Melisa Uzunarslan müzisyenliğe başlangıcından günümüze değin müzik hayatında merak edilenleri bizler için yanıtladı.

– Her müzisyenin enstrümanıyla buluşmasının hikâyesi farklıdır. Sizi hem biraz tanıyalım hem de keman ile nasıl tanıştığınızı öğrenelim… Kemanla yollarınız nasıl kesişti?

3 yaşında müzik kulağı keşfedilmiş biri olarak 9 yaşında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda okumaya başladım. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite ve yüksek lisans eğitimlerimi bu okulda tamamladım. Keman ve kompozisyon bölümleri mezunuyum. 24 yıldır müzik yapıyorum, keman çalıyorum, piyano çalıyorum, şarkı söylüyorum, düzenleme yapıyorum… Kısacası müzikten başka hiçbir şey bilmiyorum. Keman artık benden ayrılabilecek bir olgu değil. Duygularınızı söz olmadan da anlatabileceğiniz kuvvetle hâkim olduğunuz bir enstrümanınız olması çok değerli bir duygu.

– Müziğe başladığınız ilk yıllarınızda kendinize seçmiş olduğunuz bir idolünüz var mıydı?

Net olarak hatırlamıyorum. David Bowie’ye âşıktım. Michael Jackson, Metallica, Radiohead uzun süre hayranlık duyduğum isimlerdir. Klasik müzik alanında da Jacqueline du Pre ve Maxim Vengerov çok etkilemiştir beni.

– Genç olmanıza rağmen yıllardır müziğin içindesiniz. Bu hususta erken yaşta başlayan kariyerinizin size ne gibi katkıları oldu?

Bence geç bile kalmışım. Keşke 5 yaşında başlasaydım. Müzik asla öğrendim, oldubitti artık tamamım diyebileceğiniz bir konu değil. Yine de erken yaşta başlamışım iyi ki de öyle olmuş.

– Kariyerinizi genel olarak değerlendirirsek bir dönüm noktası olarak gördüğünüz bir hadise var mı?

Kolay kolay mutlu olabilen biri değilim. Yarışmalardan ödül aldığımda bile bir saat falan mutlu olup kendimi tekrar yetersiz hissedip yeni bir hedef aramaya başlıyorum. Dönüm noktasını hissetmeyi ben de büyük hevesle bekliyorum.

– Maxim VENGEROV, George BENSON, Fazıl SAY, Sertab ERENER, Sezen AKSU, Teoman… Birbirinden farklı birçok sanatçıyla çalışma fırsatını yakaladınız. Farklı tarzlara sahip isimlerle ortak projelerde yer almanın sizde ne gibi etkileri oldu?

Çok değerli. Birbirinden farklı disiplinlerden gelen farklı farklı insanlar. Her birinden çok şey öğrendim. Sadece müzikle ilgili de değil. Çok büyük isimlerin aslında egolarını çoktan bastırıp ruhsal dinginliğe ulaşmış insanlar olduklarını gördüm. Disiplinlerini, müzikal tekniklerini, sahne hâkimiyetlerini deneyimlemek çok önemlidir hayatımda.

– İlk solo albümünüz olan “Tanıdığım En Güzel Deli” DMC etiketiyle müzikseverlerle buluştu. Solo albüm çalışmanızdan bahsetmek gerekirse ilk olmasını da hesaba katarsak ne gibi tecrübeler edindiniz?

Öncelikle kendim çok memnunum albümümün tamamından. Çalıştığım ekipten, emeğimden ve başından sonuna içime sinen bir ilk albüm yapmaktan dolayı aşırı huzurluyum. Teknik olarak benim için yeni bir tecrübe olmadı ama albüm promosyon, tanıtım vb. şeylerde biraz rahatsız oldum diyebilirim. Çünkü sürekli kendimi anlatmak zorunda olmak sıkıcı geldi bana. Ben buyum şu kadar yıldır keman çalıyorum gibi çok konuşmak internetten reklam yapmak zorunda olmak çağımızın gereği tabi ama aslında bana fazla abartılı geldi. Yine de mümkün olduğunca çok insana ulaşması için bunu yapıyorum.

– Albüme gelen geri dönüşleri değerlendirirseniz dinleyicilerin tepkilerinden ve ilgilerinden memnun musunuz?

Çok memnunum. Daha çıktığı ilk haftadan on şarkıdan ayrı ayrı kendilerinin favori şarkısı olduğunu söyleyen binlerce insanla tanıştım. Albümümü imzalatmaya konserlere geliyorlar. Çok heyecanlı, henüz kötü bir eleştiri almadım. Tabii ki beğenmeyenler olmuştur ama daha bana söylemediler:)

– Çıkış çalışmanız “Kendimi Kaybettim”. Şarkıdan bahsetmek gerekirse bir hikâyesi var mı?

Bu albüm biraz otobiyografik bir albüm… Tüm şarkılar gerçekten yaşadığım hikâyelerden, çarpıtmadan yazılmış sözlerden oluşuyor. Genç olmama rağmen bazı ortamlar beni çok rahatsız ediyor. Yalan ve zaman öldürmek için yapılan saçmalıklar gibi geliyor. Bunlara ithafen yazdığım bir şarkıydı. Yapımcım DMC Samsun Demir ve aranjörüm Can Algeç’in de onayını alarak ilk bu şarkıyla çıkmak istedim.

– Albüm bir alternatif rock albümü olsa da aynı zamanda bazı çalışmalarınızda klasik müzik geçmişinizin izlerinin de bulunduğunu söylemek mümkün. Bu bakımdan albümünüzü hangi türe daha yatkın görüyorsunuz? Yeni çalışmalarınızda bu albümün çizgisini devam ettirmeyi planlıyor musunuz?

Baskın olarak sistemimi oluşturan şey klasik müzik benim. İstesem de o çok seslilik ve teknik şeylerden uzaklaşmam mümkün değil. Ama çocukluğumdan beri alternatif müziği çok dinleyen biriyim. Bu yüzden bir şekilde bir harman oluştu bu yaşımda bu duygular ve bu tarzda bir albüm çıktı. Sınırlarım olmasına rağmen farklı şeyler de yapabilirim yeter ki içime sinsin ve hissettiğim şey olsun.

– Yakın zaman içerisinde ne gibi konser ve projeleriniz var? Bunlardan bahseder misiniz?

Bu ay lansman konserimi yaptık ve şahane geçti. Çok iyi bir grubum var onlarla çalıştığım için çok mutluyum. Henüz yeni yeni anlaşmalara başladık konserler için o yüzden şu an net bir tarih verememekle birlikte Nisan – Mayıs gibi başlıyoruz diyebilirim.

– Hayalini kurduğunuz, sahne almak istediğiniz bir yer var mı?

Çok büyük bir festivalin yüz bin kişinin olduğu bir stadyum vb. konserde sahne almak ve benim şarkılarımı hep bir ağızdan birlikte söylemeyi deneyimlemek isterim.

– Son olarak röportajımızın okurlarına ne söylemek istersiniz?

Sadece gençler müzik dinliyor sanki. 18 -24 yaşa satış yapılmaya çalışıyor sanki 30-40-50-60-70 yaşındaki insanların duyguları yokmuş gibi. Lütfen sanatla alakanızı koparmayın. Müzik sadece bir eğlence olgusu değil ruhun gıdasıdır. Her duygunuza her yaşa hitap edecek çok değerli müzikler bulabilirsiniz. Artık internet var tembel olmasınlar araştırıp yeni müzikleri keşfetsinler. Sevgiler…

Uğur Hakan Hacıoğlu

Etiketler

0 yorum “Melisa Uzunarslan: “Keman artık benden ayrılabilecek bir olgu değil””

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uğur Hakan Hacıoğlu’nu Takip Edin

Reklam

Uğur Hakan Hacıoğlu | Instagram

  • 1964 ylnn sonlarna doru Hrriyet gazetesi Altn Mikrofon adnda bir
    1964 yılının sonlarına doğru Hürriyet gazetesi Altın Mikrofon adında bir müzik yarışması düzenlediğini açıkladığında Türkiye'de
  • Devrim Erbilin 60 sanat ylnda Trkiyenin nemli isimleri bir araya
    Devrim Erbil'in 60. sanat yılında Türkiye'nin önemli isimleri bir araya geldi. Devrim Erbil ile Seyrüsefer:
  • 1968 itibaryla mzik dnyasnda meydana gelen deiimin ve dnmn sesi
    1968 itibarıyla müzik dünyasında meydana gelen değişimin ve dönüşümün sesi bir anda dünyanın çeşitli yerlerinde
  • Umut yaama aittir yaam da kendini byle korur JulioCortzar Bugn
    "Umut yaşama aittir, yaşam da kendini böyle korur."  #JulioCort ázar Bugün barınakta dostlarımla buluştuğumda gözlerindeki umut
  •  Alo alo photo photography photoshop dark background like like4likes
  • Kinyas ve Kayra Zargana Pi Malafa Azil Ziyan Az ve
    Kinyas ve Kayra, Zargana, Piç, Malafa, Azil, Ziyan, Az ve Daha kitaplarının yazarı, Şahsiyet dizisinin
  • Gzlkl ilk fotorafm bu olsun Bu fotoraf ekilirken fonda The
    Gözlüklü ilk fotoğrafım bu olsun. Bu fotoğraf çekilirken fonda The Doors - Riders On The
  • RollLifen yeni saysnda getiimiz yl ierisinde dikkatleri zerine eken almalar
     #RollLife ’ın yeni sayısında geçtiğimiz yıl içerisinde dikkatleri üzerine çeken çalışmaları sizler için listeledim. Gelin hep
  •  Bak
    : "Bakış"
  • Edip Akbayram ile ilk topluluu Siyah rmceklerden balayarak 1972 yl
    Edip Akbayram ile ilk topluluğu Siyah Örümcekler'den başlayarak 1972 yılı Altın Mikrofon yarışması, 1974 İzmir

Uğur Hakan Hacıoğlu | Twitter

Pin It on Pinterest