“VON” ve Sınırları Aşan Müziği

Sahipsiz Hüzün

Dünyanın ortasında bir yıldız kapısı olduğunu öğrendiğimizde, uykusuz geceler ve bitimsiz yorgunluklar peşindeydik. Mavi ve Sophia’nın yaldızsız daveti bir bayram havası yarattı sofralarımızda. Sınırı yürüyerek geçtik, hayır koşarak, uçarak, nefeslenerek. Marinaleda, yıldız kapısı.

Karanlık geceye “Işıklar Altında” başladık. Ardından süzüldük kulaklara bir “Hayalet” gibi. Vakit ilerledikçe ağıtlar yaktık ölülerimize, “Sahipsiz Bir Hüzün” bıraktık geceye. Yer yer öfkelendik, mavi gökyüzünü aradık, “Yeter” diye haykırdık. Ve “Son Rönesans”ı bekledik “Alacakaranlık”’ta. “Sabah”ın gelişi ile sonlandırdık tınılarımızı. Ütopyanın ortasında harikulade bir geceydi. Yine geleceğiz, cebimizde yeni sesler ve sözlerle. Marinaleda; “Başka bir dünya mümkün!”

-Öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için sonsuz teşekkürler, okurlarımız için kısaca VON dan bahseder misiniz?

Ne olduğumuzu değil ne olmadığımızı paylaşırsak çok daha anlamlı olacaktır. Biz salt bir müzik grubu değiliz. Biz sürekli büyüyen bir aileyiz. İcra eden eller dört kişiye ait olsa da, hisler ve düşünceler daha kalabalık.

-VON tarzını Avant-Garde / Progressive olarak tanımlamakta, biraz bu tanımdan bahsedebilir misiniz?

Kendimizi böylesi sınırlandırıcı tanımlara koymanın tamamen dijital ortamların ve çeşitli prodüksiyonların dayatması olduğunu düşünüyoruz. Müzik evrenseldir, müzisyen de öyle… Amacımız dinleyiciyle bağ kurmaktan öte bir şey değil. Bizce asıl önemli olan, dinleyicinin bizi nereye koyduğudur.

Yıldız Ormanı

-VON’un müziğini dinlerken birçok farklı tadı alıyoruz, bir çok farklı tarzın enfes uyumu, bu konudan da biraz bahsedebilir misiniz?

Bir araya gelene dek hepimiz çeşitli müzikler dinledik ve yaptık. Bu farklılığımızı en verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz ve gelecekte daha da zenginleştirmeye çalışacağız.

-Bir kaç uluslararası deneyiminiz oldu. Sizin için en özel olan sahneler hangileriydi?

Bizim için en özel sahne: Marinaleda’da Palo Palo sahnesi; Fas’tan İspanya’ya gelene kadar yaşadığımız süreç ve Marinaleda’ya geldiğimizde karşılaştığımız insan manzaraları bizim için orayı çok daha önemli kılmakta. Kendimizi en iyi hissettiğimiz, ifade ettiğimiz ve seyirciyle en iyi bağı kurduğumuz sahne Böcek Live Sahnesi. Aynı zamanda bu sahne, teknik açıdan en beğendiğimiz sahne oldu.

Tabii ilk göz ağrımız ve tamamen kendi prodüksiyonumuz olan Moda All Saints Kilisesinde olan konserimizin de yeri ayrıdır.

-13 Ağustos 2016 tarihinde Burgazada’da düzenlenen 3. Progresif Müzik Festivaline katıldınız ve sizi bir arkadaşım izledi çok etkilenmiş, sizin için nasıl geçti bu konser?

Bizim açımızdan teknik olarak problemli olsa da Taner Öngür’ün yaptığı organizasyon bizim için ve katılan tüm müzisyenler için çok önemli bir deneyimdi. Bağımsız sanatın desteklenmesi açısından çok değerli buluyoruz.

-Pat Filminin de Soundtrack’inde imzanız vardı ve gerçekten çok başarılıydı. Böyle özel çalışmalar var mı?

Şu sıralar tiyatro Simurg ile bir oyun hazırlığı içerisindeyiz. Bizlere oyunun müziklerini emanet etme nezaketini gösterdiler.

-Kendinizi, Kolektif çalışmalara ve farklı müzisyenler ve sanatçılarla çalışmaya açık, yeni ve yaratıcı deneyimlerden kaçınmayan bir grup olarak tanımlıyorsunuz, müziğinizin dışında farklı grup ve isimlerle de yeni bir çalışma var mı gündeminizde?

Hazırlığında olduğumuz tiyatro oyununda farklı deneyimler geliştirmeye çalışıyoruz. Oyunun niteliği gereği zaman zaman kendi disiplinlerimiz dışında farklı disiplinlerde de üretimler yapıyoruz.

-VON Müziğinde doğadan öyküler anlatan, bunu müziğine yansıtan ve bunu sahnesinde yaşatan özel bir grup, bu tarz çalışmaları yaparken en çok önem verdiğin noktalar nedir?

Yaşadığımız gibi düşünüyoruz ve yaşadığımız gibi müzik üretiyoruz. Bazen güvercin tedirginliği ya da uçurtma uçuran bir çocuk. Gökkuşağının altındaki milyarlarca insandan bir kaçıyız.

-Konserlerinize büyük ilgi var biraz da gelecek konserlerinizden bahsedelim?

Sağolsun ailelerimiz bizi yalnız bırakmıyorlar. Avrupa turnemiz yavaş yavaş netleşmekte. Türkiye takvimimizde netleşen bir performans yok.

-Ülkemizde ve dünyada beğendiğiniz bu tarz grup ve müzisyenleri bizlerle paylaşır mısınız?

Bu sorunuza verdiğimiz her yanıt yetersiz kalacaktır. Pop dışında dinlediğimiz ve etkilendiğimiz pek çok yerli-yabancı müzisyen ve tür mevcut.

-NouvArt olarak bu özel röportaj için size sonsuz teşekkür ediyoruz. Son olarak sanat sever dostlarımıza neler söylemek isteriniz?

Teşekkür ederiz. Söylediklerimizden çok yaptıklarımızla anlaşılmayı isteriz. Sadece bu röportajı okuyan çok özel dostların dinleyebileceği emprovize oda kayıtlarımızdan bir tanesini buradan paylaşmak isteriz.

Başka Bir Dünya Mümkün

www.vonband.com

www.facebook.com/VONBand

www.instagram.com/vonband

Gökhan Toker

Etiketler

0 yorum ““VON” ve Sınırları Aşan Müziği”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest