

Tarihte ülkesinde yetişmiş önemli isimlerin elinden tutan lider sayısı ya yok ya da yok denecek kadar az. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, sadece askeri dehasıyla veya devlet yönetme tarzıyla değil, hayatlarına dokunduğu isimlerle de adından söz ettiren bir lider oldu.
Hayatına dokunduğu isimlerden biri Fahri Korutürk’tü. Ankara Karpiç Lokantası’nda Atatürk’ün dikkatini çekmiş, sorduğu soruları cevaplamış hatta bunun üzerine Atatürk tarafından ona “Korutürk” soyadı verilmişti. Korutürk, Atatürk’ün “Biz bu memlekete birtakım inkılaplar yaptık ve bunların korunmasını şahsiyet sahibi Türk gençliğine emanet ettik. Sen de bu gençlerden birisin.” dediği günden 22-23 yıl sonra Deniz Kuvvetleri Komutanı oldu. 1960 Darbesi’nden sonra Moskova Büyükelçisi, 1973-1980 yılları arasında ise Atatürk’ün emaneti olan cumhuriyetin 6. Cumhurbaşkanı oldu. Atatürk’ün o gün lokantada söylediği sözleri, emaneti olan soyadı ve makamını son nefesine kadar şerefiyle taşıdı.


Sadi Irmak, cumhuriyetin ilk yıllarında devlet desteğiyle yurt dışında okuma hakkı kazanan öğrencilerden biriydi. Sirkeci Garı’nda yurt dışından vazgeçtiği o sırada Atatürk tarafından bütün öğrencilere gönderilen telgrafta yazan, “Sizi kıvılcımlar olarak gönderiyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.” sözünden etkilendi ve kararını tekrar değiştirdi. Berlin Üniversitesi’nden ülkesine bilim insanı olarak geri döndü ve fizyoloji profesörü oldu. Üniversitelerde çalışmalarını yaparken bir yandan siyasete atıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Çalışma Bakanı oldu. Bakanlık döneminden 27 yıl sonra 1974-1975 yılları arasında kurulan partilerüstü hükümetin başbakanı oldu. Hayatını, bilim insanı ve siyasetçi kimliğini Atatürk’ün bir cümlesine borçlu olduğunu biliyordu.


Atatürk, 1933 yılında o zamanki adıyla Ankara Erkek Lisesi’nin bitirme sınavları için okula bir heyetle geldi. İçeri giren son sınıf öğrencilerinden biri, Atatürk’ün dikkatini çekti. Öyle ki bir süre sonra Atatürk, soruları kendi sormaya başladı. Atatürk; tarih, coğrafya, felsefe, genel kültür, yurt bilgisi ne sorulursa hepsine cevap veren bu gençten etkilendi ve yurt dışında eğitim görmesini sağladı. O genç, o günden sonra çalıştı ve Harvard Üniversitesi’ni kazandı. Türkiye’ye döndükten sonra da yurt dışından gelen bütün teklifleri reddederek ülkesine ve Atatürk’e olan vefa borcunu ödedi. Bu genç, dünyada bilim tarihi alanında doktora yapan ilk kişi olarak bilinen Aydın Sayılı idi. Sayılı, ülkemizde bilim tarihi kürsüsünü kurdu ve kendi alanında sayısız çalışmalara imza atarak gerek yurt içinde gerek yurt dışında sayısız ödül aldı.


Manevi evlatlarından birisiydi… Atatürk’ü, Bursa’yı ziyareti sırasında kendi buldu. Okumak istediğini söyledi ve bunun üzerine Atatürk, onu manevi evlatları arasına aldı. Hevesli ve cesur bir kişiliği vardı. İyi bir eğitim gördükten sonra havacılığa ilgi duymaya başladı. O günlerde imkansız gözüyle baktığı gökyüzü hayalinin elinden yine Atatürk tuttu. 1935 yılında havacılık okulu açılmasını sağlayan Atatürk, kızının burada eğitim görmesini sağladı. Bir buçuk yıl sonra mezun olduğunda ve ilk uçağını kullandığında dünyanın ilk kadın savaş pilotu oldu. Evet!
Atatürk’ün bu kızı, adını tarihe altın harflerle yazdıran kadınlardan biri olan Sabiha Gökçen’den başkası olamazdı. Gökçen, o günden sonra Türk kadını için değişmez rol modellerden biri oldu.




Ve Müzeyyen Senar…
Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar gibi isimlerden dersler alan Müzeyyen Senar ile Atatürk’ün ilk karşılaşmaları 1936 yılında oldu. Atatürk, radyoda dinlediği 18 yaşındaki Senar’ın sesini çok beğenmiş ve onu Dolmabahçe Sarayı’na davet etmişti. Atatürk’ü ilk defa karşısında görünce heyecanlanan Senar, 1936-1938 yılları arasında Atatürk’e tam beş defa canlı canlı şarkı söyledi. Her seferinde Atatürk’ün takdirini kazanan Senar, ileride “Cumhuriyetin Divası” olarak anılacak, Türk sanat müziği’nin efsane ismi olacaktı. Senar, Atatürk’ün karşısında şarkı söylediği günlerden 2015’te aramızdan ayrıldığı güne kadar müzikseverlerin gönlünde taht kurdu. Bununla beraber Senar, cumhuriyet tarihinin en uzun süre sahnelerde kalan şarkıcısı oldu.
Atatürk’ün ülkenin geleceğinde önemli yerlere gelecek isimlerin, kıymetli bilim insanlarının ve adını tarihe yazdıracak kadınların elinden tutması onu diğer liderlerden ayıran bir başka özellik olarak karşımıza çıktı.










