Eren Kenar ile The Green Lotus Üzerine

"Resimlerimi tek bir odakta toplama, ortak bir bağlamda sunma konusunda tam anlamda bir eşik oldu. Bir yandan zorlayıcı bir kısmı da vardı fakat bu zorlanma aslında büyüme sancısıydı."

0
Eren Kenar - The Green Lotus sergisi panoramik görünüm

Nelumbo Studios, “The Green Lotus” adlı projesinin ikinci edisyonunu ağırlıyor. 26 Şubat-26 Nisan 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşan sergi, alan açmanın bilinçli eylemini sürdürüyor. Küratörlüğünü Nil Nuhoğlu’nun üstlendiği sergi kapsamında yer alan sanatçılar: Güliz Kayahan, Eren Kenar, Kaan Ünal ve Melek Baydar. Sanatçılardan Eren Kenar ile sohbet ettik.

Sevilay Uğurtan: “The Green Lotus” kapsamında izleyiciyle buluşan üretimin, senin sanatsal pratiğinde nasıl bir kırılma noktası oluşturuyor?

Eren Kenar: İlk defa kapsamlı bir şekilde izleyiciyle karşılaşma şansı yakaladım. Zaten kişisel sergi deneyimi karma sergi deneyiminden bambaşka. Projenin başından beri kurgulamak ve izleyiciye ne söylemek istediğime dair sorular sormak benim için çok yeni bir deneyim oldu.

Sevilay Uğurtan: Nelumbo Studios’un zamana yayılmış sergileme modeli üretim sürecini nasıl etkiledi?

Eren Kenar: Projenin ikinci sanatçısıyım. Benden önceki serginin açılış sürecine tanıklık etmek ve oradaki akış boyunca bulunmam benim sergimin gerginliğini de yumuşattı diyebilirim. Bir yandan ilk olmasından dolayı heyecan ve anksiyete tavan yapmıştı fakat nasıl bir süreç olduğuna dair fikrim önceden oluştuğundan benim için gayet keyifli bir süreç oldu.

Eren Kenar profil resmi
Eren Kenar

Sevilay Uğurtan: Bu projede ele aldığın kavramsal çerçeve nedir? Sergideki çalışmalarını anlatır mısın?

Eren Kenar: Son dönem üretimlerimde kendini var eden parçalanma ve eksik olma hali üzerinden bir sergi oluşturdum. Çalışmalar konusunda da oldukça farklı yerlerden yola çıkıyorum; Sergideki çalışmalardan “Müze” başlıklı resim bir rüyadan yola çıkarak yasak bir aşka dair çağrışımları taşırken “Smoking Bluffer” çok kişisel bir hikâyeyi ele alıyor. Bir yandan bütün resimler kimi zaman günümüz kimi zaman sanat tarihinden sanatçılara hayran mektubu niteliği taşıyor. Ufak bir örnek olarak “Lovesong” ismini Giorgio de Chirico’nun “The Song of Love” isimli eserindeki kompozisyonun tepetaklak bir versiyonunu barındırmasından alıyor.

Sevilay Uğurtan: Üretimlerinde sıkça geri döndüğün imgeler, malzemeler ya da düşünsel referanslar var mı? Bu sergide bunlar nasıl dönüştü?

Eren Kenar: Parçalanmaya dair imgeler bütün resimlerin içinde, kimi resmin konusu direkt bir şekilde parçalanma. Bunun dışında resim içinde resim veya imge içinde imge konusu sürekli işlediğim konulardan biri. Çalışmalarımda ikna edici bir gerçeklik kurgusu eğilimi mevcut fakat bir yandan bu sahnelerin sadece bir resimden ibaret olduğunu vurgulayan semboller ve teknikler de var.

Eren Kenar - Smoking Bluffer-Oil 140x160 cm (2025)
Eren Kenar - Smoking Bluffer - Yağlı boya 140x160 cm (2025)

Sevilay Uğurtan: “Eşik” kavramı serginin genelinde hissediliyor. Sen kendi pratiğinde bu eşik hâlini nasıl tanımlarsın?

Eren Kenar: Resimlerimi tek bir odakta toplama, ortak bir bağlamda sunma konusunda tam anlamda bir eşik oldu. Bir yandan zorlayıcı bir kısmı da vardı fakat bu zorlanma aslında büyüme sancısıydı. Sergi tamamlandığında çok büyük bir rahatlamayla birlikte çok farklı düşünsel kazanımlar elde etmiş olduğumu düşünüyorum.

Sevilay Uğurtan: Gelecek projelerin arasında neler var?

Eren Kenar: Üretimlerime devam ediyorum. Daha tematik yaklaştığım bir seri var fakat nasıl bir sonuca evrileceği benim için de sürpriz olacak. Önden spoil etmek istemem açıkçası. 🙂

Önceki içerikBu Hafta Vizyona Giren Filmler (3 Nisan 2026)
Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments