

Çin’in Jiangyin kentinde, Shanghai’ın yaklaşık 150 kilometre kuzeybatısında yer alan Ming Hanedanlığı dönemi (yaklaşık 1368–1644) mezarında onlarca yıl önce gün ışığına çıkarılan bir cerrahi alet seti, tıp tarihine yeni bir sayfa açtı. Xia Quan adlı bir kişiye ait mezarda bulunan demir makas ve cımbız üzerindeki mikroskobik kalıntılar incelendiğinde, araştırmacılar tarihin bilinen ilk topikal anestezi kimyasal kanıtıyla karşılaştı. Sonuçlar, 27 Mayıs 2025’te Antiquity dergisinde yayımlandı.
Lazer Işınıyla 600 Yıl Öncesine Yolculuk
Çalışmanın ortak yazarı ve Çin’deki Northwest University’de arkeolog olan Congcang Zhao, “Altı asır önce bir Ming Hanedanlığı cerrahı, bir çift demir makas ve cımbızla ameliyat yaptı; bugün ise o aletlerin üzerinde kalan anestezi izlerini lazer ışını kullanarak okuduk.” dedi.
Araştırmacılar, aletlerin demir yapıdan oluştuğunu X-ray floresans (XRF) analiziyle doğruladı. Bu yöntem, bir nesnenin element bileşimini tahrip etmeden ortaya koymaya yarıyor. Ardından mikroskop altında aletlerin üzerindeki pas rengindeki üç küçük kalıntı parçacığı seçilerek organik bileşikler araştırıldı.
Kalıntıların kimyasal yapısını çözmek için mikro-Raman spektroskopisi kullanıldı. Bu teknikte, örneğe lazer ışını tutularak fotonların saçılma biçimi analiz ediliyor ve bu sayede moleküllerin yapısal parmak izi çıkarılıyor. Analiz sonucunda, hidrojen siyanürde de bulunan siyanofunksiyonel grubu ile yağ ve oil (yağ asidi) bileşenlerine ait organik izler saptandı. Araştırmacılar, tüm bu bulgular bir araya getirildiğinde kalıntıların “tıbbi ve potansiyel olarak anestezik özellikler taşıdığını” ve büyük olasılıkla içerdiği başlıca etken maddenin akonitim (aconitine) alkaloid toksini olduğunu vurguladı.


Zehirden Uyuşturucuya: Wolfsbane Bitkisi
Akonitim, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’ya özgü Aconitum cinsinden bitkilerde bulunan bir alkaloid. Batı’da “monkshood” ve “wolfsbane” olarak da bilinen bu çiçekli bitkiler son derece zehirli olmakla birlikte, analjezik (ağrı kesici) özellikleri nedeniyle yüzyıllardır Asya geleneksel tıbbında kullanılıyor.
Ming Hanedanlığı hekimleri ise bu bitkinin zehrini nasıl etkisizleştireceklerini çoktan keşfetmişti. Araştırmacılara göre, maş fasulyesi, sirke ya da küçük çocukların idrarı gibi asidik maddeler kullanılarak akonitim detoksifiye ediliyor; böylece bir anestezi tozu ya da sıvısına dönüştürülüyordu.
Zhao, “Ming hekimleri demir cerrahi aletler kullandı ve akonitimdeki toksisiteyi topikal uygulama, bileşik reçeteler ile sıkı prosedür kontrolleriyle dengeleyerek ilacın etkinliği ile hasta güvenliği arasında pratik bir denge kurdu.” dedi.
Küçük Ameliyatlar, Büyük Keşif
Araştırmacılara göre söz konusu aletler büyük olasılıkla küçük cerrahi müdahalelerde kullanıldı. Uygulama sırası şöyle işliyordu: Önce uyuşturucu madde ilgili bölgeye tatbik ediliyor, ardından cımbızla deri tutularak makas yardımıyla üst tabaka kesiliyordu. Her iki alette de akonitim kalıntısı bulundu ve izlerin, ameliyat sırasında kullanımla örtüşen işlevsel noktalarda yoğunlaştığı görüldü. Anestezinin bu vakada sıvı formda olduğu düşünülüyor; sıvının demir yüzeye sıçraması, temizlikte gözden kaçması ve zamanla metali aşındırmasıyla bu izlerin bugüne ulaşmış olabileceği değerlendiriliyor.
Zhao, “Ming Hanedanlığı tıp metinlerindeki anestezi reçeteleriyle birlikte değerlendirildiğinde, bu çalışma Aconitum‘un cerrahi prosedürler sırasında güvenli ve hassas biçimde uygulanan topikal bir anestezi olarak kullanıldığını doğruluyor.” diye ekledi.














