Kasıt Mı? Cahillik Mi?

Merhaba.

Bugün hızlı bi giriş yapmam gerek. Hemen link veriyorum:

https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/soner-yalcin/asi-yalani-2275983/

https://odatv.com/asi-yalani-09031845.html

İkisi de aslında aynı yazı. Ama ikinci linki açtığınızda şu başlığı göreceksiniz:

“Sol” maske altında aşı oyunlarının üzerini örtüyorlar!

Hmmm, ilginç!

Dahası da var. Odatv linkinde Çetin diye bi yorumcu da şöyle buyurmuş:

Dilimizde tüy bitti bunlar sol değil , Atlantikçi solumsular… (aynen kopipeyst ettim)

Bak hele! Vay anasını sayın seyirciler hatta!

Şimdi, bilen bilir, ben hiç solcu olmadım. Ama solcu ya da IŞİDci olsun, kime karşı alakasız bi boklama görürsem dayanamıyorum. Ben de olaya müdahil olmak zorunda hissediyorum. Kişilik bozukluğumdandır belki. Fekat ister vurun, ister okşayın, ister tutun, ister yollayın, ister sevin, ister zorlayın, ben böyleyim!

https://www.youtube.com/watch?v=HCCOm0p0pRM

Peki “Sol” maske altında aşı oyunlarının üzerini örttüğü iddia olunan Atlantikçi solumsular kimmiş? Kanaatimce İlker Belek Hoca’yı kastediyollar. Ha bu linklerdeki yazıların müellifi yani.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ilker-belek/bilimle-dedikodunun-farki-tekellere-karsi-olacagim-derken-bilim-karsitligina

http://haber.sol.org.tr/toplum/soner-yalcin-ne-soylediginin-farkinda-mi-230681

http://haber.sol.org.tr/toplum/soner-yalcin-icin-asiyla-otizm-arasindaki-iliskiye-dair-literatur-listesi-230959

http://haber.sol.org.tr/toplum/iste-soner-yalcinin-referans-gosterdigi-isim-230969

El insaf! Yahu, bu adam halk sağlığı hocası. Benim uzmanlık alanımda eğilim faşo, dinci, amarihancı ya da oralet solcusu olmak yönündedir. Ama halk sağlığı dedin mi, adam %50 ihtimalle gomonizdir. Ki İlker Belek’in %100 gomoniz olduğuna herhalde kimsenin itirazı olamaz. Ne “Sol” maskesi? Atlantik ne alaka?

Son iki linkteki referanslı kanıtları okuduğunuzda aslında kimin haklı olduğu gabbak gibi meydanda. Ama ben tembeller için yine de madde madde özetliyciğm.

Gelelim yazının başlığına. Niye mi öyle? Soner Aga’nın yazısının “KİMİ SAVUNUYORSUNUZ” diye bi ara başlığı var. Sanırım kitabından doğrudan alıntı yapmış. Hemen 5 satır aşağıda bold karakterle “Tesadüf mü? Cahillik mi?” diye sormuş ulusal dezenformasyon müdürü. İşte ben de ona kıl kaptım. Ondan dolayı başlığımız böyle!

Evet. Başlıyoruz. Kemerlerinizi bağlayınız!

BİR

Türkiye’de okumadan “eleştiri yapma” hastalığı virüs gibi yayılıyor!” buyurmuş aga.

Doğru. Ben kendisinin kitabını okumadım. Mamafih, bu, sadece bu yazısında ifade ettiği fikirlere ve kullandığı referanslara gömçürmeme mani olamaz.

İKİ

Adını yazmıyor… Hangi ilaç şirketinin elemanı olduğu ortaya çıkmasın istiyor herhalde!Arkasını dayamış bir “sol” portala demediğini bırakmıyor.” diye de eklemiş.

Ne alaka? Sol Portal’de Soner Yalçın’ın aşı konusundaki ciddiyetsizliğine sistematik olarak eleştiri getiren ve bunu kanıtla yapan kişi İlker Belek. Vaddıfak aga? İlker Belek’le hayatımda bi kere bile karşılaşmadım. Yolda görsem tanımam. Avukatı değilim. Benim avukatlığıma da ihtiyacı yoktur. Ama niye bi insana “ilaç şirketinin elemanı” gibi bi bok atma girişiminde bulunulur? Ayrıca, o ikinci cümlenin noktalama işaretleri konusunda nasıl bi sıçış sergilenmiş?! Bi benim gözüme batıyo olamaz, di mi?
 

ÜÇ

Aşı, küresel ilaç şirketlerinin üzerinde çok durduğu konu! Aşı konusunda sürekli telkinlerde bulunmaları, hükümetleri nezdinde lobi faaliyetleri yürütmeleri ve özellikle Afrika ülkeleri ile İslam coğrafyasında faaliyet göstermelerinin sebebi ne?” diye kitabından bi alıntı yapmış.

Bi defa, bu soru deli saçması. Kasıt taşımıyosa tabii. Niye mi? Hadi ben de şöyle bi soriym: “Madem küresel ilaç şirketleri Afrika ülkeleri ve İslam coğrafyasında lobi faaliyetleri yürütüyo; neden Küba’da ya da Kuzey Kore’de aynı faaliyetleri gösteremiyollar? Küba ya da Kuzey Kore çok mu .aşşaklı, ya da anılan diğer ülkelerde mi bi tırtlık var?” Oldu mu? Anladınız ne demek istediğimi. 😉

DÖRT

Bütün dünyada aşılar konusu dokunulmaz. Ne tartıştırıyorlar, ne konuşturuyorlar!Aşı konusu tabu! Aşıların güvenirliğini, etkinliğini gündeme getirmek isteyenler aforoz ediliyor.”muş!

Yerseniz! İnsan şunu bi araştırır da yazar. Aha da buraya link veriyorum:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=vaccine+safety+side+effects

Ben sörç yaptığımda 7948 tane makale çıktı. Bu da PUBMED’e kayıtlı olan sayı. Beyfendinin ömrü yetmez bunları okumaya. Kimse böyle büyük saçmalamalarla gelmesin lütfen. Ayıboluyo!
 

BEŞ

Hepsini yaptırmak şart mı? Örneğin… MMR (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) karma aşısı ilk defa 1975’te ABD’de uygulandı ve (Türkiye dahil) dünyaya yayıldı. Ama… Japonya gibi ülkeler sonra bundan vazgeçti! Çocuklarda erken yaşta diyabet/ şeker hastalığını tetiklediği ortaya çıktı.” diye sıvamış agamız.

Güldüm. Ama ağzımla değil. O kalibredeki ülkeler arasında sadece (dikkat: sadece) Caponya MMR’ı (Measles, Mumps, Rubella) kullanmadı. Ayrı ayrı yapılan aşılar konusunda ise hiçbi olumsuz kelam etmedilerdi. Aynı Caponya 1975’te de DBT aşısına tilt olmuştu. Caponlar bi dönem kombine olayına karşı durmuşlar. O belli. Fekat alın size 3 link daha:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22521285 ve

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25562790 ve

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16865547

İngilizce okuyup anlayabilenler kendileri zaten görebilirler. Diğerleri için ben en kısa özeti geçiyorum: Capon’un yerlisi bile “Otizm, aşı, maşı… Yok öyle bi alaka yav” demiş. Neymiş? Totodan sallamıyomuşuz!

ALTI

Türkiye’de bir yaşına gelmeden ölen/bebek ölüm hızı (istatistik rakamları ne kadar düşük gösterse de) 2013’te binde 10.8’den 2014’te binde 11.1’e yükseldi.” diye bi cümle var.

İşte bu cümle tartışma adabının yokluğunun tipik bi kanıtı. Ne alakası var aga? Bunun gavurcadaki adı red herring yapmaktır. Ayıp, ayıp! Bi defa, o istatistiği okumayı bilmiyosun; orası belli. İkincisi, aşı hani otizm yapıyodu? 1000’de 0.3’lük artışla otizmin bağlantısı??? Yoksa, şimdi sayıları 4 milyona erişmiş Suriyeli mültecilerin varlığıyla bi alakası olabilir mi o değişikliğin? Hiç düşündün mü?

YEDİ

Ülkemizdeki bütün ölümlerin yaklaşık yüzde 30’unu bebek ölümleri oluşturuyor.Dünyada bebek ölüm hızında Müslüman ülkeler başı çekiyor.” cümlesi yine kitabından alıntı.

HOVVV! Sakin ol şampiyon! İkinci cümlen hakikaten doğrudur. Ama ilki??? Türkiye’de 2016’da yaklaşık 420 bin kişi öldü. Resmi istatistik Türkiye’de her sene ölümlerin %49-50’sinin 75 yaş üstü nüfus kesitinden olduğunu söylüyo. Yani? Soner Aga, geriye kalan yaklaşık 210 bin ölüm içerisinde 125 bin bebek ölümü olduğunu iddia ediyo! Buna ne diym ben? Siz söyleyin. Ne diym?

SEKİZ

Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nin ‘rıza olmaksızın aşı yapılamayacağına’ ilişkin gerekçeli kararı var…” da demiş hazret.

Ona feci şekilde CIKSSS! Anayasa Mahkemesi öyle demedi. Bakın ne dedi?

Bunun yanı sıra 1593 sayılı Kanun’da münferiden çiçek aşısının mecburi bir aşı olarak öngörüldüğü ve söz konusu yükümlülüğün zaman ve kişi grupları dikkate alınarak Kanun’un 88-94. maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir. Bunun dışındaki aşı uygulamasının Bakanlığın ilgili genelgesi kapsamında ve belirlenen program çerçevesinde yapıldığı görülmekle birlikte genel ve zorunlu aşı uygulamasına dayanak oluşturacak bir kanun hükmünün mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.”

Yani??? Anayasa Mahkemesi kamu erkine dedi ki, “Ey kamu erki, bu uygulama kanunla düzenlenmemiş; saçmalama; adam ol; bunun için kanun düzenlemesi yapılsın; yoksa genelgeyle, yönetmelikle vatandaşa hot zot yapamazsın”! Yaaa, neymiş?! Burada siyasi bi sorumsuzluk varmış! Mesele başkaymış! Elma başka meyveymiş, armut başka! Kıpsss?

DOKUZ

Dünyada aşılar üzerine karar veren hiçbir kuruluş, ‘aşıların iki yıl içindeki yan etkileri üzerinde çalışma yapılmadığı’ iddiasına doyurucu yanıt veremedi hala! Bu nedenle belli yıllarda kullanılan (rota virüs veya thimerosal gibi) aşılar hakkında şikayetler çok artınca piyasadan çekildi.” diye yazmış.

Güliym mi? Kafamı duvarlara mı vuriym? Yani kimin neyle doyacağını bilemiyciğm ama aşı yan tesirleri (etki değil, tesir; yan etki başka şey!) konusundaki çalışmaları toplasanız, yaprakları 20 tane Soner boyu eder (A4 – üstüste). Ayrıca amarihalı gibi Thimerosal demiş. Onun Türkçesi Tiyomersal! Ve Tiyomersal bi aşı değil, bazı aşılara katılan prezervatif (prezervatif de burda kondom değil)! La havle!!!

ON

ABD’li ünlü aktör Robert De Niro‘nun, çocuk aşıları konusunda haber yapacak gazetecilere 100 bin dolar ödül vermeyi teklif ettiğini yazdım. “Vay efendim” öyle dememişmiş! Komik. Dr. Andrew Wakefield‘ın yönetmenliğini üstlendiği 2016 yılı yapımı aşı yalanlarını gösteren “Vaxxed” adlı belgesele destek vermedi mi?”…

İşte bu kısım, yazısının en KOMİK yanı! Bi de kendisi “komik” dememiş mi! Abbooovvvv!

http://www.bmj.com/content/342/bmj.c5347.full ve

http://www.bmj.com/content/342/bmj.c5258.full

Ben de izan sahibi insanları bu makaleleri okumaya davet ediyorum. İngilizce bilmeyenler için en özet halde şunları söyleyebilirim: Wakefield’in ilk makalesine konu ettiği çocukların ailelerini daha evvelden bi avukat organize etmiş. Bu avukat, MMR’ın otizm yaptığı iddiası ile üretici firmaya dava açmış bi vatandaş. Wakefield’a para verdiği tescillendi. Çocukların hiçbirinde gerçekten regresif otizm olmadığı tespit edildi (regresif otizm normal otizmden başka bi tanım). 12 uşağın bazıları zaten otistik bile değildi.

Tüm bu bulgular ışığında Wakefield ile ilgili bissürü soruşturma açıldı. Sonunda herifin Britanya’da hekimlik lisansı iptal edildi. Yayıncı grup (Lancet dergisi) özür dileyip makaleyi geri çektiğini duyurdu. Adam geçinme derdine Amariha’ya kaçızladı ve orda bi grup aşı karşıtı malı (evet, mal diyorum) örgütledi. Onlardan sağdığı paralarla karnını doyuruyo.

Yani??? Kime ne anlatıyosunuz Sayın Yalçın? Sizin kılavuzunuz karga olmuş. Burnunuzu silin.

Geldik yine bi birlikteliğimizin sonuna. Saklı seçilmişleri bilemiyciğim ama aleni sıçılmışlar meydanda. Son kez sorayım öyleyse: Sizce böyle bi yazı yazan adam kasten mi bazı şeyleri çarpıtmıştır; yoksa tamamen cahilliğinden mi böyle yapmıştır? Hmmm?

Hadi şimdi herkese afiyet olsun!

p.s. 1: Conn’un hangi aşısı kaldı kı?

p.s. 2: Sol Portal’den evvel cevap yazacağıdım. Ama ameliyat çıktı dün. Yetişemedim. Ubeydullah’cım, Sabit Kanca değilsem bile aşı benim de özel ilgi alanım. 😉 Anladın sen onu!

p.s. 3: İnadına Dr. Arif Yavuz Aksoy yazdım. Şimdi Özden Acur model biri çıkıp “Sen kimsin? Aşı konusunda ne biliyosun?” der. Dayanamam! Gömçürmek zorunda kalırım. Peşin koyiğm istedim. Özden Acur kim mi? Acur’u bildin mi? Hah! Hıyar’ın akrabası olur. Hıyar’ın kibarcası ne olur? BADEM! Evet, pisliğim. Kabul ediyorum!

p.s. 4: Komplo teorilerini, kıllüminatiyi, fasonları ve zayonizmi ağzından düşürmeyen hacı bakkalgillere sesleniyorum. Kafanız madem bu gada zehir, neden bu ülkede iyi kötü çalışan (hatta bazıları abdülhamid, the second zamanında kurulmuş) ve aşı üreten merkezlerin kapatıldığını sorgulamıyosunuz? Yiyosa, ucuz, amarihan özentili, tırışkadan “aşı karşıtlığı” kampanyalarına doğrudan ya da dolaylı destek vereceğinize, memleket için gerçekten gerekli aşı ve ilaç teknolojilerinin “milli” bırakılmayışını protesto edin.

p.s. 5: Purofösür’ün rahmetli babası haklıymış. Bu memlekette bütün katiller uysal, bütün hırsızlar masum olmuş. O yüzden, bütün gayrimilliler de en bi has “milli” ayaklarıyla bizi ütüyollar! Üzüldüğüm, yabancıya gitmesi!

Opr. Dr. Arif Yavuz Aksoy

Etiketler

0 yorum “Kasıt Mı? Cahillik Mi?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest