Kufi kafada, Duman isyanda

Grup üyelerinin 11 yıllık sessizliğini, “Biz bu kafalara gelemedik abi/Bu gösteri kallavi/Aktörleri daha iyi/Bu aktroller daha iyi” sözleriyle bozması geçen sürede hissettiklerinin sanat yoluyla dışavurumu oldu.

0
Fotoğraf: DepoPhotos

23 Haziran 2024, müzikseverler için tarihî bir gün. Neden mi? Türkçe rock müziğin ülkemizdeki bence ve şüphesiz herkes için önemli temsilcilerinden Duman, 11 yılın ardından o müjdeli haberi bu tarihte verdi.

Grubun X’teki (Twitter) resmî hesabından paylaşılan, “Yeni albümümüzden ‘Nerde Benim Kafam’ ve ‘Kufi’ yarın 17.00’de sizlerle” mesajı dinleyiciler tarafından sevinçle karşılandı. Sessiz sedasız hazırlanan şarkıların duyurusuyla şaşkınlık hissi yerini heyecana bıraktı. Açıklamanın ardından Kufi’nin kelime anlamı merak konusu oldu tabii. Bazı Müslümanların namaz sırasında ya da günlük hayatta kafalarına taktıkları takke benzeri şapkaya verilen bu isimle Duman’dan nasıl bir şarkı gelecekti?

Saatler 17.00’ye kuruldu, ses açıldı. İşte özlenen o Duman soundu ve Kaan Tangöze yorumuyla söz ve müzik Duman’da: “Elleri havada, kufi kafada/Şeker ezer aynada/Aynı ayran gibi temiz, kafası leziz/Yürüyo’lar saraya, saraya” Gümbür gümbür rock’n roll! Soundu kadar sözleriyle de çok konuşuldu elbette. Birçok dinleyicinin ‘cesurca’ bulduğu bu sözler Duman’ı Duman yapan değerleri bir kez daha hatırlattı. Grup üyelerinin 11 yıllık sessizliğini, “Biz bu kafalara gelemedik abi/Bu gösteri kallavi/Aktörleri daha iyi/Bu aktroller daha iyi” sözleriyle bozması geçen sürede hissettiklerinin sanat yoluyla dışavurumu oldu. Dinleyicilerden, sosyal medyadaki paylaşımlarda kulaklarına inanamadıklarını ifade edenler bile oldu. Bu durum şüphesiz ülkenin ifade özgürlüğü konusunda geldiği yerin vahametini su yüzüne çıkardı. İktidarın sanata ve sanatçılara uyguladığı baskının sosyolojik sonucunun bir yansıması oldu bu tür yorumlar.

Konser Yasakları

AKP iktidarı, muhakkak kazanılması gereken bir alan olarak gördüğü, ancak elde edemediği kültürel hegemonya savaşında silahı olarak ‘yasak ve baskı’larla kendini gösterdi. Sadece son bir yılda yaşananlar bile bunun kanıtı. Öyle ki Sanat Özgürlüğünü İzleme Platformu (SÖZ), ‘Türkiye’de Sanatsal İfade Özgürlüğü’ raporunda 2023 yılında 31 konser/festival yasağını ortaya koymuştu. Rapora göre, 2022’de başlayan ve özellikle kadın sanatçıların sahne aldığı konserlerin iptaliyle gündeme gelen etkinlik yasakları, 2023 yılında artarak devam etti. Haziran ayında LGBTİ+’lar ve kadınlar için söz söyleyen, siyasal iktidarla paralel duruş sergilemeyen sanatçılara yönelik bir ambargo uygulanmaya başlandı. Konser ve festivallerde içki içilmesi, kadın-erkek bir arada eğlenilmesi bazı kesimlerce ‘gençliğin ahlakını bozan’ eylemler olarak damgalandı. Bu hedef gösterme ve saldırılar, özellikle yerel yönetimlerin konser ve festivalleri keyfî şekilde iptal etmesiyle sonuçlandı. Her şeye rağmen baskılara boyun eğmeyen, gerçekleri söylemekten çekinmeyen sanatçılarımız var, Duman gibi.

İsyan Bayrağı Kaldırdı

Sözünü sakınmayan grup, isyan bayrağını müziğiyle kaldırdı. Bu ilk değil, belli ki son da olmayacak… Gezi Direnişi sırasında yayınlanan, ‘Eyvallah’ şarkılarının sözlerini hatırlayalım: “Saldırın bana utanmadan, sıkılmadan / Gözlerim yanar ama ezilmedim, azalmadım” Şarkıyı Gezi’den önce yazıp bestelediklerini söyleyen Duman grubu üyeleri, direnişin ilk günlerinde çıkınca adeta direnişin sembol şarkılarından biri olmuştu.

Favorim Kufi olsa da, ikinci şarkı ‘Nerde Benim Kafam’da da özlediğim bir arkadaşıma kavuşmuş hissi yaşadım. “Bu dünya hülya/İçerim inadına./Yine salyalar./Açarım yeni sayfalar./Nerde benim kafam kafam kafam” sözleriyle politik göndermeler içeren şarkı, ilk dinleyişte kendi dünyasına sokmayı başardı. Baskı iklimine müzikli bir başkaldırı olarak yorumlanabilir bu sözler.

Duman, Instagram hesabındaki hikâyesinde “16 parçadan oluşan yeni albümün kayıtlarını tamamladık. Yakında sizlerle” demişti. Bakalım grup üyeleri dinleyicilerini geriye kalan 14 şarkıda nasıl bir yolculuğa davet edecek?…

* Bu yazı ilk olarak BirGün Pazar’da yayınlanmıştır. Işıl Çalışkan’ın yazılarını okumak için: www.birgun.net

Işıl Çalışkan / BirGün
Önceki İçerikMelbourne’un Jurassic Misafiri: T. Rex Victoria
Sonraki İçerikThe Bear’den sinematik sürpriz
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments