Ön yargı mı? Yoksa Müslüm mü?

Müslüm, son günlerin izleyiciyi ikiye bölen filmi! Sinematografik açıdan kusursuz diyebileceğim film, Timuçin Esen’in yer yer abartı katkıları olsa da tek kelimeyle muhteşem oyunculuğu ve ağdalı kısımların bazı yerlerde ağırlığını hissettirdiği, sinemamız açısından eksikliği ciddi boyutlarda olan biyografi türü yapımlara çok iyi örnek olacak bir eser! Müslüm Gürses’in açıkçası hayatına aşina biri değilim. Bir şarkısını başından sonuna kadar dinlemişliğim bile yoktur. Zaten arabesk müzikle hiç ilgim olmadı. Popüler olduğu zamanlarda konserlerinde yaşanan abartı sevgi gösterileri, jiletleme olaylarını hep garip bulmuş ve şiddetle karşı çıkmışımdır. Hayatım boyunca hiçbir konunun fanatiği olmadım ve hayranlık derecelerim belirli sınırların üstüne çıkmamıştır. Belki de bundan dolayı fanatizm aşırı itici ve hastalıklı bir alt duygu türü olarak kafamda yer etti!

Bütün bu geçmişten gelen olumsuz düşüncelerle sinemaya gittim ve Müslüm Gürses’in yaşamının her anına odaklanan filmi dikkatle izledim. Zor bir yaşam, bütün hayatına yayılan anormal derecede kötü olaylar. Yaşanan çok ciddi bir kaza ve bir kulağın işitme yeteneğini kaybetmesi! Bütün bunların getirisi olan aşırı alkol kullanımı ve asla bahanesi olmayan kadına şiddete varan davranışlar. Bu noktada seyirci ikileme düşmüş, “şiddet sahnelerini göstermek gerekli miydi” diye. Sonuçta biyografik bir film bu ve bazı yerleri kurgu bile olsa en çıplak haliyle gerçekleri göstermek zorunda. Peri masalı izlemek isteyen için Walt Disney’in Fındıkkıran filmi geliyor vizyona onu tercih etmeleri daha akıllıca olur fikrindeyim.

Müslüm, baştan sona akıp giden bir film, uzun süresine rağmen kesinlikle sıkmıyor. Şarkıcının genç haline, psikopat baba ve Muhterem Nur karakterlerine hayat veren oyuncular çok başarılı. Müzikler bildik klasik türkülerle başlayıp arabeske dönüşüyor ve şarkı seçimleri gayet yerinde olmuş. Ara sahnelerde çalan ana tema müzikleri de filmin ruhuna uygun bestelerdi. Görüntü yönetimi kusursuzdu ve dünya standartlarında bir iş çıkarılmış olması ayrıca takdir edilesi. Malum ülkemiz sinemasının dönem filmlerinde mekan yansıtma sorunları vardır. Dönemin kıyafetlerinden, şehirlerin yapısına kadar ciddi zorlanırız bu konularda. Müslüm bu açıdan da başarılı bir iş çıkartıyor.

Sanatçıya hayat veren Timuçin Esen için denebilecek tek kelime muhteşem olur! Sahnede bildik Müslüm hareketlerini biraz abartarak yapsa da bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Bazı sahnelerde öyle açılardan çekiyor ki kamera kesinlikle Müslüm Gürses’i görüyorsunuz. Şarkıların tamamını kendisi söylüyor ve zaten başlı başına bu bile inanılmaz bir yetenek. Ses rengi, şarkıları yayarak seslendirmesi tam profesyonel işiydi.

Müslüm, ön yargılarınızı kapıda bırakıp izlemeniz gereken bir film. “Iyyyyy arabeskçinin filmiyle ne işim var” mantığıyla izlemeniz olanaksız. Zaten bu bir sinema filmi arabesk konseri değil! Hiçbirimiz doğduğumuz ülkeyi, ailemizi, yerine göre değişen dinleri seçme şansına sahip değiliz. Haliyle insanları yargılarken bu kriterleri göz önünde bulundurmak elzemdir. Ne ile besleniyorsak büyürken o gıdayla hamurumuz yoğrulur ve devam ederiz hayata. Kendi çabalarımızla hamurumuzu kendimiz şekillendirme gücüne ulaşıyorsak eğer bilinç seviyemiz gelişmiş demektir. Dünya genelinin bu bilince hala ulaşamadığını göz önünde bulundurursak daha gidecek çok yolumuz olduğunu görmek zor değil.

Müslüm başarılı bir film ve hayatlarını bilmediğimiz insanlar hakkında ön yargıları kıran bir yapım. Kesinlikle tavsiye edilir…

Burak Fedakar

Etiketler

0 yorum “Ön yargı mı? Yoksa Müslüm mü?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir