Yeni Çıkan Kitaplar (Nisan 2024)

Nisan ayının yeni çıkan kitapları okurlarla buluştu.

0

Hepimize umut getiren nisan ayı edebiyata da güneş açtırdı. Bu ay Türkçe edebiyattan pek çok isim yeni kitaplarıyla okuyucularıyla buluşurken Dünya edebiyatından da beklenen çeviriler bizlerle buluştu. Nisan ayında Türkçe edebiyat ağırlıklı olarak öykü türünden oluşuyor. Ayrıca Türkçe bilimkurgu romanı da meraklılarının beğenisine sunuluyor. Dünya edebiyatında da bilimkurgu ve korku türünde çeviriler yer alırken aynı zamanda ödüllü kitaplar da bizimle buluşuyor..

Ölümsüz Olmaya Değmez

Biraz Evhamlı İshak Hoca’nın Karda Gece Yürüyüşü adlı kitabı Vedat Türkali Edebiyat Ödülleri’nde uzun listeye alınan ve 2021 Kayıp Rıhtım anketlerinde yılın en iyi üçüncü yerli romanı seçilen Bülent Ayyıldız’ın yeni kitabı Ölümsüz Olmaya Değmez’de nitelikli önermeler ve kıvrak soru-cevaplarla günceli masaya yatırıyor. Edebiyatın düştüğü zorluklardan postmodernin sorunlu alanına, fantezi ve distopyadan obur okumaya, sosyal medyayla cisimleşen görünürlük telaşından Netflix ve benzerleriyle evrimleşen ekran tutkusuna kadar ilgi duyulup tartışılan birçok konuyu ele alıyor. Kaynak metinlerini etraflıca gösterip samimiyetle tartışarak verimli bir hasat vadediyor okura.

Yazar:Bülent Ayyıldız
Tür:Deneme
Yayınevi:İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı:144

Enceladus Kıyameti

2014 Gio Ödülleri’nde “Metal Fareler Kenti” adlı bilimkurgu hikâyesi ile Başarı Ödülü kazanan Gökcan Şahin yeni kitabıyla okurlarıyla buluşuyor.

İnsanların artık tek gezegende yaşadıkları zamanların gerilerde kaldığı uzak bir gelecekte, yirmi beşinci yüzyılın sonlarında geçiyor Enceladus Kıyameti. Tehlike, şiddet ve kötülük kavramlarından uzak şekilde evrimleşmiş Dünyadışı bir türün insanlığı anlama ve kendince iyileştirme çabasını anlatan, heyecan dozu hayli yüksek ve şaşırtıcı bir uzay macerası…

Yazar:Gökcan Şahin
Tür:Roman – Bilimkurgu
Yayınevi:İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı:184

Rüyanın Oltasında

Nisan Erdem ikinci öykü kitabı Rüyanın Oltasında ile düşüncenin kıyısına çarpan bir taşı elinde yuvarlıyor. Ölümü duymanın soğukkanlı bilgisini sırtında taşıyor. Oltasında çırpınan balığı anlamak için rüyasında debeleniyor. Bakkala giderken Tanrı’yla karşılaşıyor.

Rüya gören bir ağacı kıskanıyor. Gılgamış’la ölüm üzerine sohbet ediyor. Kırmızı bir trafik lambasıyken beklemekten ve bekletmekten sıkılıyor. Muzu üç, pozu iki liraya satıyor. Rüyanın Oltasında; hikâyenin peşinden koşan âşıkları, yazının ortaya çıktığı yırtılmaları, suyun köpüğünde, yaz gecelerinin kokusunda, geçmişin karanfilinde, bir rüyanın içinde ve İstanbul’un yarısıyla anlatıyor.

Yazar:Nisan Erdem
Tür:Öykü
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:112

Trak

Şiirleri, öyküleri ve düzenlediği edebiyat programlarıyla hatırı sayılır bir okur kitlesine ulaşan Serkan Türk, 2020 yılında yayımlanan ilk romanı Ausgang’dan sonra, ikinci romanıyla okur karşısında. İkiz kardeşinin ölümüyle, tek bedende iki kişi yaşamaya başlamış, nine halasının hikâyeleriyle büyümüş, yalnızlığı bir gömlek gibi üzerine giymiş isimsiz anlatıcısının, kazandığı burs programıyla memleketinden çok uzağa –ama hayran olduğu yazarın da yanı başına– düşüşünü konu ediyor Trak. Yazar, okuduklarının yanında “dinlediklerini” de aktararak, yazı kadar sözün de kaldığını hatırlatıyor unutmuşlara.

Yazar:Serkan Türk
Tür:Roman
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:184

Yalnız Evler Soğuk Olur

Öyküleri, romanları, senaryoları, eleştirileri, edebiyat dünyasına dair gözlemleri ve anılarıyla yazıyla ilişkimizi hep diri tutanlardan Selim İleri’nin yeni romanı Yalnız Evler Soğuk Olur’un kendine has bir özelliği var: Bu romanın anlatıcısı Selim İleri’ye çok benziyor; adeta onun anılarına sahipmişçesine aynı yollardan geçiyor, yaşadığı yerlerden, onunkine benzer bir çocukluktan sahneler hatırlıyor. Dahası, tıpkı İleri gibi o da yazıyor, hatta belki aynı kitapları kaleme almış.
Vaktiyle yaratmış olduğu kahramanlar, özellikle aşk romanları yazarı Süha Rikkat karşısına çıkıp ondan hesap sorduğunda, anlatıcı tıpkı Selim İleri’nin de yapacağı gibi, elli yılı aşan bir yazı deneyimiyle onunla yüzleşiyor.
Selim İleri ile Yalnız Evler Soğuk Olur’un anlatıcısı arasındaki ilişki, İleri’nin çok sevdiği Nahid Sırrı Örik’in “Bir Küçük Çocuk” öyküsüne düştüğü notu hatırlatıyor: “Bu yazının anlattığı çocuk ben değilim ve çocukluk hatıraları benim kendi çocukluğumun hatıraları değildir. Fakat kendi çocukluğumun hatıralarıyla bu hatıralar arasında bazı kısımlar birbirinin aynı gibidir.”

Yazar:Selim İleri
Tür:Roman
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:216

Arkada Yaylılar Çalıyor

Melikşah Altuntaş ilk kitabı Arkada Yaylılar Çalıyor’da kayıpların yasını tutmaya, kördüğüm ilişkilere, günlükler üzerinden iletişim kuran anne ve çocuklara, sorunlu baba-oğullara dair öyküleri bir araya getiriyor. Yer yer özkurmaca ile flört eden hikâyeler, yaşamın tüm karanlığının içine gizlenmiş olan hayatta kalma arzusuna doğru yol alıyor.

Bütün ölümlere, terk edişlere, kayıplara ise zamanı sımsıkı tutmak isteyen alelade fotoğraflar eşlik ediyor. Sayfalar elimizin altından akıp giderken Altuntaş, hüzünlü vedaların arkasında usul usul çalan yaylılara işaret ediyor.

Yazar:Melikşah Altuntaş
Tür:Öykü
Yayınevi:Holden Kitap
Sayfa Sayısı:154

Uzun Yolun Ertesi

Emine Şeker, ulu halk şiirimizin izinde, lise yıllarından beri dörtlükler söyleyen bir çağdaş şairimiz. 2023’te Kültür Bakanlığı’nın “halk ozanı” unvanı verdiği Şeker’in kimisi bestelenip türküleşmiş şiirleri ilk kez kitaplaşıyor.

Yazar:Emine Şeker
Tür:Şiir
Yayınevi:Parma Kitap
Sayfa Sayısı:86

Öteki Hayvanlar

Beğeniyle karşılanan ilk kitabı Sırça Kanatlar’la adından söz ettiren, 6. Antalya Edebiyat Günleri En İyi İlk Öykü Kitabı ile 2022 yılı Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü’ne layık görülen Derya Sönmez, Öteki Hayvanlar‘la yeniden okur karşısında.

Kalemini sesten çok sessizlikten yana kullanan, fazlalıklardan arınmış diliyle boşlukları da anlatının bir parçası kılarak kısa öykülerinde zor konuları beceriyle işleyen Derya Sönmez, yine ilişkilerin ve insan ruhunun karanlığına bakıyor. Aradan ormanlar, dağlar, öteki hayvanlar görünüyor.

Yazar:Derya Sönmez
Tür:Öykü
Yayınevi:Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı:96

Otelde Bulunmuş Kitap

Murathan Mungan’ın otelde yaşananlar ekseninde gelişen olayları merkeze alan öyküleri derlediği kitap otuz üç farklı yazar, otoz üç öyküden oluşuyor.

Otel dendiğinde edebiyat tutanaklarının kalın defterlerinden biri olanca haşmetiyle açılır önümüze… Bir mekân olarak doğrudan otelin kendisini konu alan, otelde geçen olaylar ekseninde gelişen ya da otel odalarından sokağa taşan yan hikâyelerle ilerleyen kurgusu bir otelin çevresinde örüntülenen yerli ve yabancı nice öykü, roman, tiyatro oyunu, film ve onlara ilişkin çağrışımlar hafızalarımızı karıncalandırarak ardı ardına sökün etmeye başlar. — Murathan Mungan

Hazırlayan:Murathan Mungan
Tür:Öykü seçkisi
Yayınevi:Metis Kitap
Sayfa Sayısı:200

Soğan Doğradığın Çıplak Eller

Pınar İlkiz, Soğan Doğradığın Çıplak Eller’de, hayatın farklı evrelerindeki insanların biraz tanıdık biraz tuhaf dünyalarına konuk ediyor bizi. Karşılıklı bir sohbet havasında, kimi zaman hüzünle kimi zaman da kahkahalar eşliğinde anlatıyor hikâyelerini.

Kocalarından bezmiş kadınlar, sevgililerinin gelgitlerinden illallah etmiş âşıklar, geçmişin hayaletleriyle yaşayan karanlık adamlar, ezberleri yıkmak isteyen yazarlar, ıskartaya çıkarılan eski yıldızlar, elinde terliğiyle her daim hazır olda bekleyen anneler, akraba kuşatması altındaki gençler…

Yazar:Pınar İlkiz
Tür:Öykü
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:116

Yanımda Kal

Eylem Ata Güleç’in üçüncü öykü kitabı Yanımda Kal, okuru etkisi ömür boyu süren bağların kurduğu bir saklambaç oyununa davet ediyor. Oyun, kendini dünyaya, yaralanmaya açanların uyumsuz bir ritimde tökezlemelerini, düşmelerini ve birbirlerine sarılarak yeniden kalkmalarını takip ediyor. Eylem Ata Güleç’in yazını duvar aralarından kısık gözlerle bakan kertenkelelerde, içine saklanılan aynalı dolaplarda, iğde ağaçlarının altında bulduklarıyla güçleniyor.

Yazar:Eylem Ata Güleç
Tür:Öykü
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:96

Unutulan Yurttaş

Zehra Tırıl, Odalarda Annem Yok, Pembe Gecelikli Kız, Kapıların Kışında adlı öykü kitaplarına Unutulan Yurttaş ile bir yenisini ekliyor.

Unutulan Yurttaş’taki on öykü yaşadığımız günlerin izleriyle dolu: Salgın ve HES dönemi, politik gelişmeler, hayatımıza giren kare kodlar, evlilik süreçleri, geçim sıkıntıları, yaşlılık ve hastalık kederleri, geleneksel inanış ve davranışlarla sarılıp sarmalanmış yaşam biçimleri, hayatın boşluklarını dolduran şeylerin saçmalığı, geçen zamanın dalgalanmaları, dostluklar, yalnızlıklar, savruluşlar ve kaçışlar.

Yazar:Zehra Tırıl
Tür:Öykü
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:104

Evdeki Hesaplar

Evdeki Hesaplar’da yazarın çekmecesinde kalmış ve ancak 1983’ten sonra kitaplarına alınmış öyküleri okuyacaksınız. Bu tarihsiz öyküler bir araya getirilirken yazım ve anlatım biçimleri dikkate alındı, tematik ilişkilerine göre sıralandı. Kitabın adı “Adnan’la Karısı” öyküsüne üst başlık olarak konan “Evimizin Hikâyeleri” olabilirdi ancak Evdeki Hesaplar denilerek Esendal’ın gönül ilişkileri ve çalışma hayatındaki hesaplı kitapları işleri konu eden öykülerinin çokluğuna işaret edildi. Zira Esendal’ın hemen hemen tüm öyküleri temelde “hayata atılma” ve “ev kurma” üstünedir; gençliğin sevgi ve mutluluk arayışı üstünedir.

Yazar:Memduh Şevket Esendal
Tür:Öykü
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:264

Eğer Beni Ararsan

İkinci Dünya Savaşı’nda Paris’in işgalinden Londra sokaklarına, savaş sonrası Filistin’den günümüzün modern dünyasına uzanan Eğer Beni Ararsan’da Alba Arikha trajedinin bireyler üzerindeki etkisini ustalıkla işliyor. Paris’ten kaçıp geçmişine ket vurarak yeni bir hayat kurmaya çalışan Flora ile onlarca yıl sonra onun sıra dışı geçmişini keşfetmesi için gizemli bir paket alan Hannah’nın hikâyesi iç içe geçiyor. Eğer Beni Ararsan geçmişin kuytu gerçekleri ve bugünün dehşetleriyle yüzleşmek üstüne duygusal ve düşündürücü bir roman.

Yazar:Alba Arikha
Çeviren:Aylin Ülçer
Tür:Roman
Yayınevi:Notos Kitap
Sayfa Sayısı:328

Kutup Yazı

Hasan Fehmi Nemli çevirisi,
Necdet Dümelli’nin önsözü,
Yazar ve dönem kronolojisi,
Kitaba dair görsellerle.

Kutup Yazı 20. yüzyılın ilk yıllarında dünyaya farklı açılardan bakan iki karakterin çelişkilerle dolu hayatına odaklanıyor.

Eşi ve kayınvalidesiyle İtalya’ya gitmek üzere yola çıkan Martin, yolculuğun başında büyük bir ölüm tehlikesi atlatır: Basel Garı’nda, demiryolunun kenarında ayağı kayar ve trenin altında kalmaktan Clesant tarafından kurtarılır. Pek mühim olmayan bu kaza, birbirinin tam karşıtı bu iki karakterin hayatını derinden etkileyecek olayların başlangıcı olur. O günlerin ardından yolları ayrılan zıt kutuplar İngiltere’de tekrar bir araya gelecek ve bu kez yardıma ihtiyaç duyan taraf Clesant olacaktır. E.M. Forster bu tamamlanmamış kitabında dahi, mükemmel biçimde birbirine bağladığı fragmanlarıyla ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteriyor.

Yazar:E. M. Forster
Çeviren:Hasan Fehmi Nemli
Tür:Roman
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:115

Ara istasyon

Pastoral, nazik üslubu diğer birçok bilimkurgu yazarından ayıran Clifford D. Simak, bilimkurgunun altın çağının ürettiği ilk üstatlardan biri. 1964 HUGO en iyi romanı seçilen Ara İstasyon ise insanlığın galaksideki yerine dair çarpıcı bir anlatı.

Enoch Wallace yaşlanmayan bir münzeviydi, yüz yılı aşkın süredir aynı eski evde yaşıyordu ve hâlâ Amerikan İç Savaşı’nda kullandığı silahı taşıyordu. Dışarıdan alelade bir yapı gibi görünen evi ise Galaktik Merkez’in işlettiği yıldızlararası bir ara istasyondu.

Yüz yıldan daha uzun bir süre önce, Ulysses adında bir uzaylı Enoch’u Dünya’nın tek galaktik transfer istasyonunun bekçisi olarak işe almıştı. Enoch’un görevi yaptığı işi gizli tutmak ve galaksinin bir ucundan ötekine yolculuk eden uzaylı gezginleri evinde ağırlamaktı.

CIA bu gizemli adamın hayatına yakından bakmaya karar verince Enoch Wallace’ın sakin hayatı altüst olacak, bunun sonucunda Galaktik Merkez de Dünya istasyonunu kapatmayı tartışacaktı. Dünya gezegeni hem eli kulağında bir nükleer savaşla hem de galaksideki diğer uygarlıklar tarafından dışlanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Enoch’un ise Dünya adına çok önemli bir seçim yapması gerekecekti.

Yazar:Clifford D. Simak
Çeviren:Sevda Deniz Karali
Tür:Roman – Bilimkurgu
Yayınevi:İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı:248

Her Şeyin Hikâyesi

Amerikan edebiyatının son yıllardaki popüler isimlerinden Richard Powers, romanlarında yüzlerce yıllık bilim veya coğrafya tarihlerini, edebi karakterlerinin kaderiyle birleştirerek, devasa konuları müthiş kurgusal yetenekleriyle ele alıyor. Bugüne kadar Pen, Ulusal Kitap, Ulusal Kitap Eleştirmenleri gibi çeşitli ödüllere layık görülen çok sayıda roman yazan Powers’ın on ikinci kitabı Her Şeyin Hikâyesi de 2019’da Pulitzer Ödülü’nü kazanmakla kalmayarak New York Times, Washington Post, Time, Newsweek, Kirkus Review ve Amazon tarafından yılın en iyi kitapları arasında gösterildi.

Ağaçlara yönelik büyük bir saygı duruşu olan Her Şeyin Hikâyesi, doğayı, insanları, uygarlığı birbirine bağlayan ağları tüm azametiyle göstermeye çalışıyor: Dünyanın farklı yerlerinden gelmiş insanların Amerika’ya köklerini salarken yanı başlarında her yere uzanmış ağaçların imkânlarından yararlandıklarını; buna karşılık kendi uygarlıklarını kurarken hayat veren ağaçların soyunu nasıl tükettiklerini anlatıyor. Çok farklı karakterde insanların birleşerek ağaçları kurtarmak için nasıl çırpındıklarını, kimi zaman heba olsalar da attıkları tohumların ne kadar etkili olacağını zarafetle işliyor.

Yazar:Richard Powers
Çeviren:Kıvanç Güney
Tür:Roman
Yayınevi:İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı:584

Köşedeki Yaşlı Adam

Barones Orczy’nin sık sık Sherlock Holmes’le kıyaslanan ve Çayevi Dedektifi olarak ünlenen isimsiz dedektifin çözdüğü vakaları anlattığı polisiye öyküleri klasik polisiye edebiyatının en önemli örneklerinden. İngiltere’de bir çayevinde “oturduğu yerden” birçok vakayı çözüme kavuşturan “köşedeki yaşlı adam” ise edebiyattaki en sıradışı figürlerden biri.

Londra’nın sisle kaplı sokaklarında gaz lambalarının karanlıkta titreştiği ve bu sokaklarda işlenen korkunç suçların ayrıntılarının günlük gazetelerin sayfalarına sıçradığı zamanlar… İsimsiz, yaşlı bir adam ise rahat bir çayevinde çayını yudumlayarak çözülmesi güç vakaları açıklığa kavuşturuyor. Bu eksantrik, kendine güvenen hafiye yalnızca tümdengelim yöntemlerini kullanarak korkunç cinayetlerden akıl almaz hırsızlıklara, zekâ dolu aldatmacalardan kötücül şantaj planlarına kadar çeşitli suçların sır perdesini aralıyor.

Yazar:Barones Orczy
Çeviren:Leyla Esen
Tür:Roman – Bilimkurgu
Yayınevi:İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı:240

Dört Boyutlu Adam

Japon bilimkurgusunun öncüsü kabul edilen Cuza Unno yazarlık kariyerine 1928’de başladı. Başta Jules Verne olmak üzere Batılı yazarlardan esinlenen Unno, kendisinden önce Japon edebiyatında örneği görülmeyen robotlar, çok boyutlu varlıklar, görüntülü konuşma, uzay seyahatleri gibi konulara hikâyelerinde yer verdi.

Zaman zaman görünmez olan bir adam, yaşadığı gezegenin sonunun geldiğini bilen ve son sözlerini evrene duyurmak isteyen bir fizik profesörü, gerçek ile rüya arasında bir hayat, gezegen kolonizasyonu hakkında bir tartışma ve bin yıl sonraki dünyaya sıradışı bir yolculuk bu özgün derlemede kendine yer buluyor.

Yazar:Cuza Unno
Çeviren:Ebru Sarıkaya
Tür:Roman – Bilimkurgu
Yayınevi:İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı:80

Semerkant Katarı

Bolşevik İhtilali’nden altı yıl sonra, Ekim 1923. Rusya İç Savaşı’nın son yıllarında, korkunç bir kuraklığın, acımasız bir kıtlığın musallat olduğu Kazan sokaklarında kaos hüküm sürmektedir. Harap olan köyler, parçalanan aileler, bir parça ekmek umuduyla şehre akın eden milyonlar, sokaklarda yaşayan aç çocuklar… Hükümet, savaşta ailesini kaybetmiş, evsiz çocukların çoğunlukta olduğu yaklaşık yüz elli bin çocuğu hızla, gıdanın, sıcak havanın ve yaşama ihtimalinin daha çok olduğu coğrafyalara trenle tahliye etmeye başlar. Guzel Yahina, Semerkant Katarı’nda bizi bu atmosferde, başlarında genç, şefkatli katar komutanı Deyev ve ilkeli, sert mizaçlı çocuk komiseri Belaya ile Kazan’dan Semerkant’a götürülen beş yüz çocuğun yolculuğuna ortak ediyor: Volga kıyısındaki ormanlardan, Kazak bozkırlarından, Kızılkum Çölü’nden Türkistan dağlarına uzanan; her dakikası açlıkla, susuzlukla, hastalıklarla, ölüm tehlikesiyle sınanan bir yolculuk bu. Okuru acımasızlık, zulüm, direniş, inat, umut, kardeşlik ve fedakârlık kavramlarının gerçek anlamları üzerine yeniden düşünmeye zorlayan Semerkant Katarı ile Guzel Yahina büyük romancıların edebi mirasçısı olduğunu ve hikâye anlatıcılığındaki ustalığını bir kez daha ispat ediyor. Semerkant Katarı’yla yazar; Züleyha Gözlerini Açıyor ile başladığı, Çocuklarım ile devam ettiği destansı anlatıyı bir adım daha ileri götürüyor.

Yazar:Guzel Yahina
Çeviren:Uğur Büke
Tür:Roman
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:488

St. Irvyne ya da Gül-Haçlı - Bir Romans

Büyük İngiliz şairi Percy Bysshe Shelley’nin (1792-1822) henüz 18 yaşındayken kaleme aldığı gotik korku romanı St. Irvyne ya da Gül-Haçlı: Bir Romans, “Oxford Üniversitesi’nden Bir Beyefendi” imzasıyla 1811’de yayımlanmıştır. Şiirlerinin gölgesinde kalmasına rağmen Shelley’nin dehasıyla ışıldayan St. Irvyne, şairin yazdığı iki romandan biridir. Shelley, gotik korku geleneğinden beslenmekle birlikte türün sınırlarını zorlar; kendine özgü karakterlerle bezediği romanda yaşam ile ölüm hassas bir dengededir. Haydutlara katılan sürgün Wolfstein ile onlara tutsak düşen Megalena’nın hikâyesi, birden Eloise’in duygusal hikâyesiyle kesintiye uğrar. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen iki olay örgüsü arasındaki bağ romanın büyük gizemlerinden birini oluşturur.

Yazar:Percy Bysshe Shelley
Çeviren:Emre Tokcael
Tür:Roman – Korku
Yayınevi:Everest Yayınları
Sayfa Sayısı:136

Kendinden Kaçamayanın Öyküsü

Hans Fallada‘nın talihsizlikler, buhranlar ve psikolojik sorunlarla örülü gençliğinin dip noktasından günümüze seslenen Kendinden Kaçamayanın Öyküs başlıklı öykü seçkisi, yazarın dünya çapında üne kavuşana ve çağdaş Alman edebiyatının önde gelen kalemleri arasında anılana dek atlattığı büyük bir badireyle ortaya çıkan tesadüfi bir keşiftir.

Çalkantılı yaşamından aktardığı kesitler ve romanlarına verdiği referanslarla zenginleşen ve yazarın ölümünden yaklaşık 70 yıl sonra açığa çıkan Kendinden Kaçamayanın Öyküsü ilk kez Türkçede…

Yazar:Hans Fallada
Çeviren:Ahmet Arpad
Tür:Öykü
Yayınevi:Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı:232

Çingeneler

Bu kitap yazarın 2002’de yayımlanan “Radiance” üçlemesinden sonraki ilk büyük işidir. Yıldızlararası bir macera olan Çingeneler’in, geleneksel bilimkurgu atmosferini aşan hikâyesiyle kalp kırıklığı ve umudun çarpışmasına şahitlik ediyoruz.

Yazar:Carter Scholz
Çeviren:İpek Yardımcı
Tür:Roman – Bilimkurgu
Yayınevi:Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı:144

Suhodol Köyü

Köy durağanlığın, zamanın acımasız akışına direnmenin simgesi ise Suhodol Köyü bu değişmezlik içinde değişimi izleyebilen ender yapıtlardandır. İvan Bunin’in 1912 yılında yayımladığı Suhodol Köyü Rus edebiyat geleneği içinde köylülüğün ve kırsal yaşamın idealleştirilmesine Çehov’la birlikte meydan okuyan yeni bir anlayışı temsil eder. Yazar, Hruşçov ailesi ve hizmetlileri aracılığıyla savaşlar ve kuşaklar içinde köy denen mikrokozmosun nasıl içten içe değiştiğini, sosyal hiyerarşilerin nasıl esnediğini, sıradan köylünün buradaki eşitsizlikleri duygusal dünyasına nasıl tercüme ettiğini ustalıkla anlatır. Suhodol Köyü’nün özgünlüğü, yitip gitmekte olana hüzünle veda ederken, bunun kaçınılmazlığını soğukkanlılıkla saptayabilmesindedir.

Yazar:İvan Bunin
Çeviren:Ayşe Hacıhasanoğlu
Tür:Roman
Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı:80

Baron Bagge

Alexander Lernet-Holenia, modern Avusturya edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Ölüm ve yaşam, gerçeklik ve fantezi arasındaki çizgide ustalıkla gezindiği, gerçekdışı deneyimlerin gerçekliğe müdahale ettiği yapıtlarında yarattığı büyülü “öbür dünya” atmosferi, ona edebiyatın “büyücüsü” olarak haklı bir ün kazandırmıştır. Jorge Luis Borges ve Stefan Zweig gibi yazarların da hayranlığını kazanan Lernet-Holenia, 1936 yılında yayımlanan Baron Bagge adlı novellasında, Birinci Dünya Savaşı’nda orduda süvari subayı olarak görev yapan Avusturyalı genç bir aristokratın akıl sır ermez deneyimini anlatır. Baron Bagge’nin de mensubu olduğu bölük, ruhsal dengesi bozuk komutanından bir köprüye saldırma talimatı alır. Bu saldırının onları Ruslarla burun buruna getireceğine dair hiçbir kuşku yoktur. Ancak sonrasında her şey esrarengiz bir havaya bürünür. Bu kitapta Lernet-Holenia ile Stefan Zweig’ın birbirlerine yazdıkları mektupların yanı sıra yazarın yaşamını ve aile geçmişini kendi sözcükleriyle anlattığı kısa otobiyografisini de bulacaksınız.

Yazar:Marcel Proust
Çeviren:Ayşenaz Cengiz
Tür:Öykü
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı:48
Önceki İçerikEce Yörenç imzalı dizi: “Kimler Geldi Kimler Geçti”
Sonraki İçerikVuslat’ın “Emanet” adlı sergisi Tophane-i Amire’de
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments