İdil Çağatay: “Türk Rock ve Heavy Metal’in azımsanmayacak bir kitlesi var”

Fotoğraf: Ethem Yamansavaşçılar

Ülkemizin güçlü sesiyle dikkat çeken rock vokallerinden İdil Çağatay’la yeni albümü “Ateşler İçinde” hakkında konuştuk.

– Merhaba, öncelikle yeni çalışmanız ‘’Ateşler İçinde’’ hayırlı olsun, bizlere albümün sürecinden biraz bahseder misiniz ve elbette içeriğinden?

Merhaba, teşekkür ederim. Albüm süreci her zaman heyecanlıdır benim için. Ne kadar plan program yapıp istediğimiz şekle getirmeye çalışsak da bir şekilde bizim dışımızda gelişen olaylar süreci ve çıkan işi etkiler. Bu albüm biraz asi karakterli bir albüm oldu 🙂 Arka planda bir ekip ve ciddi bir emek var ama kendi kendini de şekillendirdi diyebilirim. Genel olarak titiz ve detaycı bir yaklaşımla çalışıldı o yüzden içimize sinecek şekilde bazen yaptıklarımızdan vaz geçip yenisini yaptık ve ortaya herkesi mutlu eden bir albüm çıktı 🙂 İçeriğine gelirsek biraz daha kişisel, samimi ve duygulara yönelik bir albüm oldu …

– Albüm gözlemlediğim kadarıyla beğenildi, size gelen yorumlar ve eleştiriler nasıl ve ne yönde?

Gerçekten çok güzel yorumlar geliyor, genel olarak çok beğenildi. Her şarkının ayrı ayrı seveni var.Bir tek benim sert üslubuma alışmış dinleyicim farklı buluyor ama yine de güzel yorumlar yapıyorlar.

– İdil Çağatay ülkemizin en sevilen Heavy Metal vokallerinden biridir ve Ateşler İçinde isimli albümünüz ile müziğinizde neler hissediyorsunuz ve bu albümü nasıl tanımlıyorsunuz?

Daha önceki soundlarla kıyaslarsak biraz daha sakin olabilir bu albüm, bu sefer böyle hissettim. Ama beni tanıyanlar yine beni yansıttığını söylüyorlar. Her yeni şarkı ya da albümü dinleyiciye sunduğumda içinizde tuttuğunuz şeyleri dışarıya vurduğunuz ya da söylemek istediğiniz şeyleri söylediğiniz zaman hissettiğiniz rahatlama ve hafifleme oluyor bende. Şu anda da onu yaşıyorum. Ama tabi yeni fikirler taciz etmeye devam ediyor diğer taraftan .Bu albümü tanımlamam gerekirse sıcak, tutkulu ve tatlı sert diyebilirim.

Fotoğraf: Ethem Yamansavaşçılar

– Albümde bir sürpriz yaptınız ve çıkış çalışmanız olan ve aynı zamanda albümle de aynı ismi taşıyan Ateşler İçinde isimli çalışmasında Rap Müziğin en sevilen isimlerinden Ayben ile bir araya geldiniz, peki bu nasıl gerçekleşti?

Şarkı öyle istedi diyebilirim. Prodüksiyon aşamasında çalıştığım arkadaşlarımla duygu ve düşünce bakımından çok fazla ortak yöne sahibiz.Birlikte aynı şeyleri düşünüp hissedebiliyoruz. Şarkının o bölümü geldiğinde kesinlikle rap olması gerektiğini düşündük ve tabii ki akla gelen ilk ve tek isim Ayben oldu. Teklifi götürdüğümde tereddütsüz kabul etti. Ortak bir heyecan duyduk. Harika bir işbirliği yaptık, daha keyifli ve uyumlu olamazdı.Sanat insanları çok güzel bir şekilde birleştiriyor…

– Solo kariyeriniz ile de çok önemli başarılara imza attınız, Araf başta olmak üzere 2013 Yılında “Cumhuriyet 90 yaşında” isimli çalışmanız ve yine çok sevilen 2015 yılının en özel şarkılarından Çocuk ve şimdi de her biri çok kıymetli şarkılardan oluşan son albümünüz Ateşler İçinde, her biri çok özel olan bu çalışmaları oluştururken, nelere dikkat ediyorsunuz ve şöyle bir Kırmızı‘nın dışında gelişen solo kariyeriniz hakkında neler düşünüyor ve hissediyorsunuz? Kırmızı‘da neler oluyor, grup devam ediyor mu? Ve yeni bir çalışma var mı ufukta?

Araf ve Cumhuriyet 90 yaşında kişiselliğin dışında sosyal sorumluluk projeleri olarak yine kendi kişisel duygularımla yola çıkarak yazdığım şarkılardı. Hepimizi ilgilendiren konulara dokunmayı çok seviyorum, yapmak istediğim başka şarkılar var toplumsal konularla ilgili. Onlar da zaman içinde gelecek. Hepsinin ortak noktası ise konu ne olursa olsun bendeki yansıması ve birey olarak benim duygularımın söz ve müziğe dökülüp sesler evreninde yerini bulması. Bir şarkıyı hissedip yazdıktan sonra defalarca süzgeçten geçiriyorum. Yazdığım her kelimenin ve notanın üzerinde duruyorum acaba bu beni gerçekten temsil ediyor mu diye. Kırmızı’ya gelirsek o da hayatımın bir parçası. Zaten grubun kurucusu Aslı ile benim. Dolayısıyla da bitme ya da dağılma diye bir şey yok. O zaman da şarkıları ben yazıyordum şimdi de ben yazıyorum.Aslı zaten hep ve her şeyde var. Duygu olarak çok farklı hissetmiyorum ama tabi solo proje benim için biraz daha özgürlük. Kırmızı kadınlardan oluşması sebebiyle misyon yüklenmiş bir grup ve duruş olarak politik, o yüzden hep bir yerlerde var olması gereken bir oluşum. Daha sonrası için yurtdışına yönelik bir proje fikrim var ama önce solo olarak yapmak istediklerimi yapayım sonra bakacağız 🙂

– Siz aynı zamanda birçok dünyaca ünlü grup ve müzisyenle de aynı sahneyi paylaştınız, Ozzy Osbourne, Arch Enemy ve Manowar gibi, bir müzisyen için çok önemli deneyimler elbette peki siz neler hissediyorsunuz bu konuda?

Tabii ki çok büyük bir şans ve onurdu , her gün yaşayabileceğimiz olaylar değil bunlar .Ozzy Osbourne‘nun bizzat kendi seçimidir bizim o sahneye çıkmamız. Bu hala çok onur duyarak hatırladığım bir sahne deneyimi. Arch Enemy zaten sevdiğim bir grup. O zaman vokalde Angela vardı, güzel yorum ve desteğini unutmuyorum. Manowar konserine gelirsek orada pek dile getirmediğim bir hikaye yaşandı. Sanırım ilk defa bir röportajda bahsediyorum şu an. Bizi soundcheckte izleyen Joey DeMaio konser öncesi görüşmek istedi. Hemen onunla kuliste bir toplantı yaptık. Bize Almanya turnelerinde alt grup olmamızı teklif etti fakat bizim bu turu yapabilmemiz için bir sponsora ihtiyacımız vardı ve tabii ki bulamadık. Ne değişirdi? Şu an yaptığım her şeyi yine yapıyor olurdum ama alternatif bir yolda ilerleme şansımız da olurdu bunun yanında.

– Ateşler İçinde dinleyiciler tarafından sevilen bir çalışma oldu, peki siz bugünlerde gerek yurttan gerekse yurtdışından kimleri dinliyorsunuz, mesela tavsiye edeceğiniz bir albüm var mı okurlarımıza?

Benim dinleme skalam çok geniş. Öncelikle sadece rock ve metal değil bir çok türü çok severek dinliyorum ve tabii ki bunlardan besleniyorum. Özellikle klasik müzik kökenli olduğum için klasik müzik her zaman olmazsa olmazım. Şu sıralar çok fazla Alfred Schnittke dinliyorum mesela ama en son dinlediğim albümler Otep -Kult 45, Halestorm-Vicious diyebilirim.

– Türk Rock ve Heavy Metal’i hakkında görüşleriniz nelerdir?

Türk Rock ve Heavy Metal’in azımsanmayacak bir kitlesi var. Ne yazık ki müzik sektörüne yön vermeye çalışan düzen tüketim müziğini piyasaya pompalayıp diğer türleri görünmez kılmaya çalışıyor.Fakat müzik her zaman kendine yeni bir yol buluyor. Son zamanlarda rock ve metalde bir canlanma var. İçinde bulunduğumuz koşullar psikolojimizi ve söylemlerimizi şekillendiriyor. Tam da isyanımızı yüksek sesle, distorşını açarak ifade etmemiz gereken bir dönemdeyiz. Güzel işlerin çıkacağına inanıyorum.

– NouvArt olarak sorularımızı yanıtladığınız için size çok teşekkür eder ve başarılarınızın devamını dileriz, son olarak sevenlerinize neler söylemek istersiniz?

Ben güzel soru ve yorumlarınız için teşekkür ederim 🙂 Müzikle ve Ateşler İçinde kalın \m/

Gökhan Toker

Etiketler

0 yorum “İdil Çağatay: “Türk Rock ve Heavy Metal’in azımsanmayacak bir kitlesi var””

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest