Karoft: “Şarkılarımızda her şeyi özgürce anlatabilmemiz gerek…”

Türkiye’de Rock müziğin ve Protest müziğin bazı değerleri vardır. Her iki tarza da geçmişten örnekler verecek olursak Cem Karaca ve Ruhi Su gibi iki önemli isim aklımıza gelir değil mi? İşte bu dönemde de Kerem Ulaş Dönmez (Karoft) öyle bir isim. Gerek solo projeleri gerekse birçok degerli isim ile gerçekleştirdiği çalışmalarla adından söz ettiren bir müzisyen. Şimdi de Türk/Fransız şair Hasan Altun’nun Altun-Ha projesinin çıkış şarkısı “Rüya Gibi” ile karşımızda, biz de kendisine hem bu projeyi hem de diğer çalışmaları hakkında sorularımızı yönelttik.

– Merhaba Karoft, öncelikle okurlarımıza biraz kendinden bahseder misin?

Karoft: Uzun yıllardır müzik sektörünün birçok alanında çalışmalar yapıyorum. Şarkıcılığın yanı sıra işin mutfak kısmında da aktif olarak bulunmaktayım. Karoft Müzik Prodüksiyon isminde bir müzik şirketimiz var burada birçok önemli sanatçının aranjörlüğünü üstleniyorum. Genel olarak müziğin her alanında var olmaya çalıştığımı söyleyebilirim. 😊

– Bugüne dek birçok farklı çalışmayla karşımıza çıktın. Şimdi yine çok değerli bir çalışma ile karışımızdasın. Türk – Fransız yazar Hasan Altun’un Altun-Ha projesi’nin ilk şarkısına imza attın. Öncelikle bu projeye nasıl dahil oldun ve süreç nasıl gelişti, bizimle paylaşır mısın?

K: Öncelikle bu projeyi her anlamda büyük katkılarıyla var eden Hasan Altun’a teşekkür etmek isterim. Geçtiğimiz yaz başlayan bir süreçti bu. Sevgili Hasan Altun, uzun zamandır çalışmalarımı beğenerek takip ettiğini ve benimle böyle bir proje gerçekleştirmek istediğini söyledi. Ben de seve seve kabul ettim. Sonrasında şarkının aranjesi, klibi vs. derken bu günlere kadar getirmiş olduk. Şu an için şarkının izlenmeleri çok iyi gidiyor. Sanırım karşılığını buluyor gibi. Bu işlerde samimiyetin insanlara direkt geçtiğini düşünenlerdenim, bu da bence sıcak bir çalışma oldu ve insanlar da bu doğrultuda sahiplendi diyebilirim.

– “Rüya Gibi” isimli çalışmayla bu projedesin ve şarkının orijinal versiyonu aslında seksenli yıllarda Fransa’da Phill Barney’in yorumuyla hafızalara kazınan “Un Enfant De Toi” isimli eser. Hasan Altun’un sözleri bu albümde yerini aldı. Senin de yorumculuğunun yanı sıra aranje ve enstrümanlar konusunda da büyük payın oldu. Bizlere biraz bu çalışmadan bahseder misin?

K: Evet, Kayıtları kendi stüdyomuzda gerçekleştirdik. Şarkıdaki Elektrik Gitar, Bas Gitar ve Keyboard’ları ben çaldım. Davul‘da Gökçe Dayanç eşlik etti. Bana göre gerçekten Türkiye’deki en iyi rock davulcularından biri, işin içine o da dahil olunca içimize oldukça sinen bir çalışma oldu.

– Başarılı bir klip çalışmasına da imza attın. Klipte kimlerle çalıştın. Konsept gerçekten çok güzel olmuş.

K: Çok teşekkür ederim. Güzel bir ekip çalışması oldu diyebilirim. Yönetmenliğini yine nacizane ben üstlendim. Çekimler üç ayrı mekanda gerçekleşti. Görüntü yönetmenliğini sevgili Bayrek Murtezaoğlu ve Saygın Ayyıldız üstlendi, yine hem sanat yönetmenliği hem de sürecin tamamında yanımda olan değerli dostum Egemen Yılmaz ve Baki Kalma’nın katkılarıyla çekimleri tamamladık. Klipte bana Hazal Eylül Çelik eşlik etti. Kendisi gerçekten muhteşem bir oyuncu, klibin ilgi görmesinde onunda büyük katkısı olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak çok eğlenceli bir çekim süreciydi. Bu da muhakkak ki işe olumlu olarak yansımış olsa gerek. 😊

– Aranjman diye tabir edilen, farklı yabancı şarkılara Türkçe söz yazmak ve yorumlamak… Özellikle Türk pop müziğinin altmışlı ve yetmişli yıllarında yapılan ve oldukça da ilgi gören ama bir o kadar zor bir iş, senin için bu süreç nasıl işledi? Neler yaşadın bu süreçte?

K: Açıkcası bu tip çalışmalar zor ve bir o kadar da riskli işler oluyor. Çünkü öncesinde belli bir formatta sevilmiş bir eseri yeniden yorumlamak, hem özünden kopmamak hem de kendinden bir şeyler katabilmek oldukça zor ve ince işlenmesi gereken bir süreç, umarım hakkını verebilmişizdir. 😊

– Bugüne dek senin adını birçok albümde ve önemli projede gördük. Müziğin birçok farklı tarz stilinde yer almış bir müzisyensin ama “Gönlüm Rock’n Roll’da” dediğini biliyoruz. “Rüya Gibi” tam da senin hissettiğin ayarda ve tatta bir eser olmuş. Çalışmanı dinleyince neler hissediyorsun?

K: Rock’n roll belki de bizim saplantımız ya da içimizdeki karanlığın melodik yansıması olsa gerek. Ama açıkcası bu saplantıdan hiç şikayetçi değilim. Sanırım beni var eden en önemli olguların başında geliyor. Bu salt bir müzik türü değil; bir yaşam tarzı ve bir kültürün dışa vurumu. O nedenle işlerimizde Rock’n roll her zaman olacaktır. Rock’n roll ile mutluyuz. 😊

– Türkiye’de Rock müziğin zamanla içinin boşaltıldığını düşünen biriyim. Sen de yıllarını bu müziğe adamış bir müzisyensin ve doğal olarak sormak isterim Türkiye’de Rock müzik kültürünü nasıl buluyorsun?

K: Bu konuda sana katılıyorum. Ne yazık ki birçok şeyde olduğu gibi bu yozlaşmadan rock müzikte nasibini aldı. Özellikle içerik itibarıyla dünyadan ve hayatın gerçeklerinden uzaklaşmış bir rock anlayışı var Türkiye’de. Bu da bu müziğin özüyle örtüşmeyen bir durum ne yazık ki. Tabii ki her konu işlenmeli ve bir sanatçı asla kategorize olmamalıdır. Ama salt aşk ve acı içerikli şarkılara da saplanıp kalmamak gerekir. Şarkılarımızda her şeyi özgürce anlatabilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Salt popüler kültür işleri yapmak bana göre değil.

– Bugüne dek birçok değerli sosyal sorumluluk projesinde gördük seni. Müzik Susmaz mesela bu açıdan çok değerliydi. Önümüzdeki süreçte Karoft ile ilgili neler bekliyor bizi?

K: Biz yaşadığımız çağın günlüğünü tutan maceraperest bir takım insanlarız. Hali hazırda net bir proje şu an yok. Ama her an her şeye gebe olduğumuz günlerdeyiz. Tarihe bir not düşmek gerektiğinde muhtemelen kolları sıvar ve işe başlarız. 😊

– “Karoft Akustik Kulüp” isimli programın var. Birçok ismi konuk olarak ağırladın. Bu proje hakkında konuşalım. İlk ortaya nasıl çıktı ve aldığın tepkiler ne yönde?

K: Yıllardır hayalini kurduğumuz bir projeydi. Son bir yıldır programlara devam ediyoruz. Bizler için gerçekten çok değerli bir proje. Çocuğumuz gibi desek abartmış olmayız. Çok güzel tepkiler var, kendine göre kemik bir izleyici kitlesi oluştu ve her geçen gün ailemiz büyümeye devam ediyor. Çok zahmetli fakat sonuçları itibarıyla hepsine değen bir proje diyebilirim. En son Pelin Batu ve Haluk Çetin’i ağırladık. Yakında onlarla olan söyleşimiz de kanalımızdaki yerini alacak. 😊

– Son yılların en üretken müzisyenlerinden biri olarak birçok sorun yaşadığımız müzik sektörü hakkında fikirlerin neler?

K: Ben yaşadığımız şu dönemin bir geçiş süreci olduğu kanaatindeyim. Bu kaosunda ondan kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü gerek müzik dinleme alışkanlıklarının gerekse tüketim kültürünün sosyal medya etkisiyle tamamen değiştiği bir dönemdeyiz. Bununda olumlu – olumsuz birçok etkisiyle hepimiz yeni yeni tanışıyoruz. Sosyal medya denilen şeyin artıları kadar eksileri de var ama uzun vade de müzik sektöründeki tekelciliği ortadan kaldıracağını düşünüyorum. Bunu da gelecek adına olumlu buluyorum.

– Tekrar “Rüya Gibi” çalışmanın yer aldığı albüme gelecek olursak, aslında bir edebiyat – müzik birleşimi olarak önemli bir proje. Ülkemizde az da olsa bu tarz projeler yapılıyor. Ben mutlu oluyorum şahsen, edebiyat ile daha doğrusu şiir ile müziğin birlikteliği senin için neleri ifade etmekte?

K: Güzel bir sözle doğru müziğin buluşması kadar muazzam bir birliktelik yoktur. Umarım böyle çalışmalar çoğalarak devam eder. 😊

– “Altun-Ha Şarkılar” projesinde anladığımız kadarıyla büyük sürprizler var. Peki, biraz bahsetmek ister misin bizlere?

K: Şu an için netleşmiş bir takvim yok fakat başka sanatçılarla da devam edecek bir proje olduğunu söyleyebilirim. Şimdilik bu kadar. 😊

– “Rüya Gibi” gerçekten değerli bir çalışma. Bugüne dek aldığın dönüşler ne yönde?

K: Açıkcası şaşırtıcı düzeyde olumlu dönüşler alıyorum. İzlenme oranları da alışık olmadığımız kadar yüksek. Neticede günümüz trendlerine göre çok dinlenen bir müzik tarzı değil. Fakat bu handikapa rağmen izlenmeler çok iyi gidiyor. Umarım böyle de devam eder. 😊

– Son olarak NouvArt olarak sorularımızı yanıtladığın için sana çok teşekkür ederiz. Bu söyleyişi okuyacak olan dostlarımıza ne söylemek istersin?

K: Herkese çokca sevgiler. Rock’n Roll’da kalın. 😊

Gökhan Toker

Etiketler

0 yorum “Karoft: “Şarkılarımızda her şeyi özgürce anlatabilmemiz gerek…””

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest