Ortaçağ ve Erken Dönem Rönesans eserlerinde (tablo, fresk, ikona) sanatçılar kutsal figürlerin tasvirinde, bu figürleri betimleyen semboller kullanmışlardır. Hz. İsa, Hz. Meryem, Aziz ve Azizeler gibi kutsal figürlerin kendilerine has sembolleri vardır. Bu betimlemeler sayesinde eserin genel okuması ve öykü akışı hakkında fikir sahibi oluruz.


Batı sanatında Eski ve Yeni Ahit’ten birçok hikâyeye yer verilir. Elbette o dönemde bu eserlerin yapım amacı “sanattan” ziyade, dini amaçlıdır. İnananları ortak bir noktada buluşturmak ve dini duyguları beslemek için yapılmıştır. Böylece inananlar kutsal kitaplarda adı geçenleri tanıma fırsatı bulmuştur.
En çok tasvir edilen iki figür elbette bildiğimiz gibi Meryem Ana ve İsa Peygamberdir. Meryem Ana, yer yer “Madonna” ya da “Bakire Meryem” isimleriyle anılır. Genellikle başında bir hale ile (altın veya renkli daire, onun kutsallığını ve tanrısal ışığını temsil eder) tasvir biçimine göre mor, lacivert renkli kıyafetlerle bir tahtta otururken “Cennetin Kraliçesi” olarak verilir. Eğer İsa’nın bebekliği ile tasvir edilirse, Meryem kucağında “Çocuk İsa” figürüyle etrafında melekler donatılmış şekilde verilir. Diptik yani iki parçalı ikona panellerde solda Çocuk İsa, sağda ise yetişkin ve çarmıhtaki haliyle tasvir edilen İsa’nın yanında yas tutan Meryem tasvirini görürüz.
Hz. İsa betimlemelerinde ise, Orta Bizans Dönemi’nde gelişmeye Başlayan litürjik resim programında, sembolik olarak gökyüzünü temsil eden kubbeye resmedilen ve Yunanca “Evrenin Hakimi ve Koruyucusu” anlamına gelen “Pantokrator İsa” tasvirlerinde İsa’nın bakışlarındaki kesinlik ve hakimiyet dikkat çekmektedir. Cepheden, ayakta veya tahtta otururken, sakallı, ciddi bir ifadeyle tasvir edilir. Genellikle sol elinde kutsal metinleri tutar ve sağ eliyle takdis (kutsama) işareti yapar, dünyayı yöneten tanrısal gücünü simgeler. Sağ elin parmaklarıyla yapılan bu işaret, Hz. İsa’nın ilahi lütfu ve öğretisi anlamına gelir.
Aziz ve azizeleri çözümlemek için ise taşıdıkları sembollere bakmak gerekir. Vaftizci Yahya yani “Aziz Yuhanna” ya da “St. John the Baptist” İsa’ya akran sayılır ve genellikle uzun sakallı ve tasvirine göre kırmızı kıyafetler içinde betimlenir. Bir eliyle İsa’yı gösterir. Değişkenlik gösteren tasvirlerde ise bazen Yahya’yı elinde kuzu tutarken görürüz. Kuzu, İsa’nın sembolüdür.
“işte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!” (Yuhanna 1:29)
Diğer bir Aziz figürü ise, sağ eliyle iki anahtar tutan Aziz Petrus’tur. Yani “St. Peter” bu anahtarlar cennetin kapılarını açma ve kapama yetkisinin Aziz Petrus’ta olduğuna işaret eder;
“Göklerin Egemenliği’nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğini her şey göklerde de çözülmüş olacak.” (Matta 16:19)
Azize tasvirlerinde ise karşımıza Azize Katerina “St. Catherine” ve Mecdelli Meryem “Mary Magdalena” ya da “Maria Magdalena” çıkıyor. Azize Katerina bir eliyle işkence aleti olan dikenli tekerleği tutarken, diğer eliyle palmiye yapraklarını taşıyor. Bu da onun günah ve ölüme karşı kazandığı zaferi simgeliyor. Genelde Hz. İsa’nın ölümünü tasvir eden eserlerde Maria Magdalena, İsa’nın ayakucunda verilir. Uzun, kızıl saçlıdır ve yas halindedir. Hz. İsa’nın yaralarına merhem sürmek için elinde bir kavanoz ile betimlenir.
Hazal Tanrıverdi













