Sevgilime / Sevdiğime Ne Alsam?

Sevgililer gününde sevgiliye ziynet eşyası (pırlanta veya altın) parfüm, çiçek, ayakkabı, elbise, cep telefonu, araba vb ürünler alma geleneği nereden geliyor acaba? Katı bir İngiliz geleneği gibi nerdeyse toplumun büyük bir çoğunluğu bu saydığım hediyeleri sevgilisine alarak bir nevi “görevini” tamamlamış oluyor. Sevgili veya eş dışında bir de “sevgi” başlığı altında anneye, babaya, ablaya, teyzeye, halaya, yengeye, dostumuz olan birine (kadın veya erkek) aldığımız hediyeleri de düşündüğümüzde (mutfak eşyası, giysi, çiçek, parfüm…vb.) durum değişmiyor.

Kodlanmış gibiyiz.

Arama motorunda 14 Şubat sevgililer günü yazdığınızda ilk etapta en az dört beş sayfa en çarpıcı hediye seçeneklerinin olduğu alış veriş siteleri, en güzel kampanyanın hangi sitede yapıldığı, indirimler, kişiye özel seçenekler vb birçok sayfa önünüze serilmekte. Artık 14 Şubat’ın nereden geldiği, nasıl böyle bir gün olarak ilan edildiği, ruhu değil de tüketicini nasıl avlanacağı, tüketimin nasıl yapılması gerektiğinin ayrıntıları verilmekte. Tüketim hırsı aşk ve sevgiyi kirletti, bir paçavra gibi fırlatıp kenara attı diyebilir miyiz? Elbette deriz, duygusal olmaya gerek duymaksızın.

Konumuz tabii ki bu değil. Tüketimin istediği şeyi yapıp malumun cereyan ediş şekliyle ilgilenirsek asıl olanı kaçırmış oluruz her zamanki gibi. Sorumuz şu olsun:

Sevgilimize, sevdiklerimize (anneye, babaya, ablaya, teyzeye, yengeye, halaya, dostumuz olan kız/erkek arkadaşımıza aldığımızı da düşünürsek) sevgililer gününde kitap veya tiyatro bileti hediye edebilir miyiz?

Sevgimi Kodlayamazsın

14. Yüzyıl’da yaşamış İngiliz şair Chaucer’e göre kuşların eşlerini seçtiği tarih 14 Şubat. Şair romantizmle aşk arasında ilişki kuran ilk isim olarak dikkat çekiyor. Fakat Aziz Valentin’in evlenmeleri aileleri tarafından yasaklanmış olan çiftleri gizlice evlendirmesinden dolayı 14 Şubat geleneksel olarak Aziz Valentin ile bağdaştırıldı şimdiye dek. Tüm bu bilgilere istinaden 19.Yüzyıl’ın başlarından itibaren kutlanmaya başlayan Sevgililer Günü global dünya düzeninin tüketime endeks bir şekilde oluşmasından sonra birbirini sevenlerin birbirlerine aldığı hediyelerin niteliği “genelde” değişmemiştir.

Genelde diye yazdım çünkü elbette bu güzel güne istinaden birbirine hediye olarak kitap, tiyatro bileti veya sinema bileti alanlar da var. Fakat konu hep çoğunluktur. Farkında ve mutlu olan azınlık ise bu çoğunlukta olan kişilerden on tanesini bile kitap hediye etmeye yönlendirebilirse bu bir kardır. Bu noktada şu cümleyi yazabilirim:

Sevginizin kapitalist dünya tarafından kodlanmasına izin vermeyin.

Sevdiğiniz insanlara alacağınız bir kitap o kişinin hayatını değiştirmek için değil o kişinin hayatına içtenlikle dokunabilmeniz için bir fırsat. İçtenlikle dokunmak gündelik hayata kendini son sürat kaptırmış günümüz insanı için sadece hayal edilesi değil, hayal edilmesi bile neredeyse imkansız bir tamlama artık.

Sanat tam da hayallerimizi canlı tutabilmek adına var. Günümüzde her ne kadar metalaştırılıp içi her şeyde olduğu gibi hızla boşaltılsa da sanatın temel yapısında hayal etme gücünü çekip çıkarabilmek zor. Bu insanlar var olduğu müddetçe hiçbir zaman değişmeyecek olan tek gerçek. Kitaplar yazılacak, oyunlar sergilenecek, beyazperdeye hikayelerimiz yansıyacak. Yazmaya, okumaya, oynamaya, seyretmeye devam etiğimiz müddetçe bize neyin iyi geldiğini eninde sonunda bulacağız.

Sevginizin tüketim alışkanlıklarıyla kodlanmasına izin vermeyin.

Her yıl bir birbirinin aynı hediyeleri almak zorunda mısınız? Ya da talep edenler…! Bir de onlar var tabii! Deliler gibi talep eder haldesiniz pırlanta yüzüğü, parfümü, cep telefonunu, bunun yanında olursa fena olmayacak olan lüks bir restoranda lüks bir yemeği. Çevreniz böyle evet ama siz de böylesiniz. Gerçekten sevildiğiniz için mi bu hediyeler, size mi özel, yoksa herkes tarafından yapıldığı için, siz de yapmakta ve talep etmektesiniz? Gerçekten sevildiğinizi bilmek, hediyenin sizin için özel olarak alındığını hissetmek,   sürüden ayrılarak farklı olanın zarafetini yaşamak istemez misiniz? Bir kitap talep etmek aklınıza geldi mi hiç? Ya da kitap almayı istediniz mi sevdiğinize?

Sevginin alışılagelmiş kodlarla biçimlendirilmesine izin vermeyin.

Mutluluğu günü kurtarmak adına alınmış hediyelerin mutsuzluğuna dönüştüreceğinize; her okuduğunuzda size farklı duygular hissettirecek kitapları hediye olarak tercih edecek olmanız mutluluğunuzun ömrünü uzatacaktır inanın. Pırlanta yüzük veya herhangi bir ziynet eşyası sizi içine düşeceğiniz ekonomik dar boğazdan bir süreliğine kurtarırken, kitaplar aklınıza hiç gelmeyecek olan evrenin sonsuz seçeneklerini size hatırlatır. Önünüze serer. Unutmamanızı sağlar. Hayal etmenizi ister. Umudunuzu korumanızı. Kitaplar aklınızı kullanmanızı ister; asla asalak birer tüketici olmanızı değil.

Değişiklik Şart

Aynı hediyelerin her yıl ve her yıl alınıyor olması ilişkinin güvenilir (yani sıkıcı) bir yere demir attığını gösterir. Genelin ve ortalama olanın dışına çıkın ve gerçekten özel bir şeyler yapın. Burun kıvırdığınız, asla almam veya asla istemem, kitap okumak sıkıcı yargılarınız alacağınız bir kitap hediyesiyle hiç beklemediğiniz özel alanlar açabilir size. Verme konusunda da alma konusunda da basit tanımlamasına koyabileceğiniz kitapların büyüleyici ve büyük dünyası evrenler ötesi bir yerlerde. Keşfedin.

Değişimden daha fazlasına ihtiyacımız var çünkü. Dönüşmeliyiz. Dünyanın bambaşka yerlere gittiği yüzyılımız da sanata sırtımızı döndüğümüz her an bırakın dönüşmeyi hiçbir zaman değişemeden sığ suların sıcaklığında debelenerek ölüp gideriz. Tüketim hastalığı bizi tüketmeden okyanusta boğulmayı dilemeliyiz. Kitap isteyerek ve kitaplar alarak sevdiklerimize. Tiyatro biletleri alarak. Beyazperdeye yansıyan insan hikayelerini izlemeliyiz izleyerek sevdiğimizle.

14 Şubat Dünya Öykü Günü

Aynı zamanda bunu biliyor muydunuz? Bu harika birliktelik sebebiyle bile öykü kitapları yayınlama konusunda son derece zengin olan ülkemiz yayın dünyasından sadece bir tane değil birkaç tane öykü kitabı alabilirsiniz. Kendiniz için bile yapabilirsiniz bunu. Kendinize kitaplar hediye edin. Yaşıyorum, seviliyorum ve seviyorum diyebilmek adına yapın tüm bunları.

Velhasıl kelam; ne alırsanız alın yanında bir de kitap alın lütfen. En azından bunu yaparak başlayın.

Bu güzel başlangıç için size tavsiye edebileceğim belli başlı yayınevlerimiz var tabii ki:

Klasik romanlardan, günümüz modern romanlara, öykü kitapları, sanat ve bilim kitaplarına tüm türlerde ilginizi çekecek başlıkları olan çok değerli yazarların, akademisyenlerin, bilim insanlarının kitaplarını basmış, bütçenizi genel literatüre girmiş herhangi bir sevgililer günü hediyesi kadar sarsmayacak olan başlıca yayınevlerimiz şunlar:

Alakarga Yayınları

Aylak Adam Yayınları

Ayrıntı Yayınları

Can Yayınları

Domingo Yayınları

Epsilon Yayınları

Hep Kitap

İletişim Yayınları

İthaki Yayınları

Jaguar Yayınları

Kolektif Kitap

Kafka Yayınları

Metis Yayınları

Monokl Yayınları

Sel Yayınları

Siren Yayınları

Yabancı Yayınları

Sevgililer günümüz kutlu olsun.

Aynur Kulak

Etiketler

0 yorum “Sevgilime / Sevdiğime Ne Alsam?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest